Vecihi Hürkuş Kimdir, Vecihi Hürkuş Hayatı

Vecihi Hürkuş Kimdir, Vecihi Hürkuş Hayatı
Vecihi Hürkuş Kimdir, Vecihi Hürkuş Hayatı

Vecihi Hürkuş

Türk havacılığı alanında ilk askeri uçağı tasarlayan ve aynı zamanda planlamasında da kendisi tek çalışarak bu uçağı uçurmayı başaran kişi Vecihi Hürkuş’tur. Vecihi Hürkuş kimdir sorusu için Türk uçağının mucidi cevabını vermek doğru olacaktır.

Bununla birlikte sadece askeri uçak tasarlamamış, aynı zamanda ilk özel olarak sayılan hava yolu uçağını da bizzat kendisi tasarlamıştır. Yaşadığı dönem içerisinde çok zorlu bir yaşama sahip birisi olmasına rağmen çok büyük başarılara adını yazdıran, bilgili bir pilot olarak da bilinir.

Vecihi Hürkuş kimdir diye düşünüldüğü zaman; kendisini mühendis, pilot ve asker olarak tanımlamak çok doğru olacaktır. Başarıyla gerçekleştirdiği mühendislik çalışmalarının yanında, aynı zamanda savaşta gönüllü olarak yer almış bir askerdir. Pilotluk göreviyle savaş için büyük başarılara imza atmış ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.

Yaşamı birçok ilkle dolu olan büyük bir yaşam hikayesine sahip Vecihi Hürkuş, bu süreçte birçok engelle karşılaşsa bile,  hiçbir zaman hedefinden vazgeçmemiştir ve her zaman hayallerinin peşinden gitmiştir. Azmi ve kendisine olan inancı sayesinde, Türkiye’nin havacılık kariyerine büyük başarılar sığdırmıştır. Bu durumda aynı zamanda cesareti de büyük katkı sağlamıştır. Kendisi savaşta birçok kez hayatını ortaya koyarak cesaretini herkese göstermiştir. Birçok kez yaralanmasına rağmen savaşa dönmekten asla vazgeçmemiştir.

Hasan Tahsin Kimdir

Vecihi Hürkuş Kimdir

Vecihi Hürkuş, Kurtuluş Savaşı’nın hem ilk hem de son uçuşunu gerçekleştiren pilotu olarak da tanınır. Bununla birlikte İzmir Havalimanı’na giriş yaparak İzmir’i ilk kez kuşatan da bizzat kendisidir. Vecihi Hürkuş, pilotlar arasında da oldukça büyük bir öneme sahiptir. Hem kırmızı şeritli İstiklal Madalyası hem de kendisine TBMM tarafından takdim edilen başarı belgelerinden 3 tanesini almaya hak kazanmıştır. TBMM’den 3 başarı belgesi alabilen yalnızca yine Vecihi Hürkuş olarak bilinir. Bu büyük başarısı aynı zamanda meclis içerisinde yazılı olarak da yer almakla birlikte, pilotluk okullarında da anlatılmaktadır. Belgelerin kopyaları mecliste yer alır.

Vecihi Hürkuş Kimdir
Vecihi Hürkuş Kimdir

Vecihi Hürkuş, 6 Ocak 1896’da İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Ali Feham Bey, gümrük müfettişliği yapmaktaydı. Annesi de Zeliha Niyir Hanım’dır ve aslen Vidinlidir. Vecihi Hürkuş bebekken babası hayatını kaybetmiştir. Yaşamı hem annesi hem de annesinin yakın akrabaları ile devam etmiştir. Bu dönemde hem annesine destek olmuş hem de kalabalık bir ailede kalmasından dolayı baba acısını daha kolay atlatmıştır. Henüz çocuk olduğu bu süreçte kardeşleri ve kuzenleri ile birlikte büyümüştür. Amcası ile kısa bir süre yaşamış olan Vecihi Hürkuş, yaşam felsefesini de tam bu zamanlarda geliştirmiştir. Amcası Ahmed Şekür Bey, Harbiye’nin resim ve eskrim hocalığını yapmaktaydı. Amcasının yanından ayrıldıktan sonra İstanbul’a geçmek istemiştir ve ailesi ile birlikte yola çıkmaya karar vermiştir. İstanbul’a gitmeye karar vermesi, Vecihi Hürkuş’un hayatını tamamen değiştirmiştir. Elde ettiği büyük başarıların ilk adımı İstanbul’daki eğitim hayatı olmuştur.

İstanbul’a geldikten sonra Üsküdar’da yerleşmeye karar veren Vecihi Hürkuş, annesi ve kardeşleri ile birlikte kendisine yeni bir yaşam planı çizmeye başlamıştır. Önce Bebek İlkokulu’na yazılmış, ardından Füyuzati Osmaniye Rüştiyesi ve Üsküdar Paşakapısı İdadisi’nde eğitimine devam etmiştir. Daha sonra da Tophane Sanat Okulu’nda iyi bir sanat eğitimi almıştır. 1912 senesinden itibaren de Vecihi Hürkuş’un yaşamı tamamen değişmiştir. Eğitimleri sonrasında artık daha profesyonel işlere imza atmak istese de, savaş nedeniyle birçok amacı ertelenecek ancak yine de gerçekleşecektir.

Nezahat Onbaşı Kimdir

Vecihi Hürkuş’un Askerlik Seneleri

1912 senesinden sonra Balkan Savaşları’na gönüllü olarak katılmaya karar veren Vecihi Hürkuş, Edirne birliği içinde yer almıştır. Savaş sona erdikten sonra esir kampında kumandan olarak görev alan Hürkuş, sonraları yaşının henüz küçük olmasından dolayı makinist kurumunda çalışmıştır. Makinist okulunu bitirmiş ve başarıyla mezun olmuştur. Makinistlik okulu içerisinde aldığı eğitim, daha sonraları alacağı pilotluk eğitimine de büyük katkı sağlayacaktır. Özellikle teknik anlamda yer alan derslerine büyük kolaylık olacaktır.

Görevinin ilk senelerinde 1. Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte Bağdat’a gönderilmiştir. 1916 senesinde ilk uçak kazası meydana gelmiş ve yaralı olarak İstanbul’a gönderilmiştir. Savaştan sonra kendisini hızla toparlayan Hürkuş, büyük bir hızla tayyare eğitimini tamamlamayı ihmal etmemiştir. 15 Kasım 1916 senesinde pilotluk diplomasını almaya hak kazanmıştır. Pilotluk ünvanı ile birlikte kendisine hem savaşta hem de profesyonel yaşamında daha fazla görev verilecektir.

1. Dünya Savaşı sırasında pilot asker rütbesi ile göreve gelen Vecihi Hürkuş, Ruslara karşı büyük bir mücadele vermiş ve bir Rus uçağını vurarak ismini duyurmayı başarmıştır. Daha sonra kendi uçağını tasarlamaya karar veren başarılı pilot, bu süreçte birçok aksilikle karşılaşmasına rağmen bu amacından hiç vazgeçmemiştir. Aktif olarak projesine başlayamasa bile, malzeme ve teknik açısından yazılı çalışmalarını sürdürmeyi ihmal etmemiştir.

Pilot Vecihi Hürkuş, Ruslarla büyük mücadelenin devam ettiği süreçte uçağı düşürülerek zor zamanlar yaşamıştır. Bu olayla birlikte esir olarak alınacağını anlayan Hürkuş, uçağı Rus askerlerime teslim etmemek için bizzat kendisi ateşe vermiştir. Hazar Denizi etrafında yer alan Nargin Adası’nda tutsak olarak alınan pilot, Azeri Türklerinin yardımı sayesinde adadan yüzerek kurtulmuştur. Savaşa katılmadan, İran’a geçerek sonunda karaya gidebilmiştir. 2,5 ay süre, kara yolu üzerinden yeniden yurda dönmeyi başarmıştır. 1918 senesinde de yine eski görevine devam etmiştir. Bu süreç kendi yaşamının en zorlu dönemlerini yansıtmakla birlikte, ülkesi adına aldığı riskleri de gözler önüne sermektedir.

1918 senesinde görevine tekrar getirilen Vecihi Hürkuş, bir av uçağı projesine başlamış ve bu uçağı kullanıma hazır hale getirmiştir. Ancak tam da bu dönem içerisinde yapılan Mondros Ateşkes Antlaşması sebebiyle planı gerçek olamamıştır. Daha sonra da, Kurtuluş Savaşı’nın başlamasından dolayı savaşa gitmek zorunda kalmıştır. Savaş devam ederken sivil pilot rütbesiyle mücadeleye devam etmiştir. Hem hava yolunda hem de karada yardımlarına ve desteklerine aktif olarak devam etmiştir.

Vecihi Hürkuş, hem mühendis hem de pilot görevi ile, ilk Türk uçağını icat ederek başarıyla eserini herkese sunmuştur. Bu projeye başladıktan sonra 1923 senesinde Yunan uçaklarından kalan parçaların da kullanılması ile VECİHİ K-VI adını verdiği uçağı uçurmayı başlamıştır. 28 Ocak 1925 senesinde biten bu uçakla izinsiz bir uçuş gerçekleştirdiği için, ceza gönderilmiştir. Ceza almasından sonra Harbiye’den istifa etmiştir ve Türkiye Tayyare Cemiyeti’ne dahil olmuştur. Cezadan dolayı aldığı 15 günlük ev hapsi kendisini çok üzmüştür.

Vecihi Hürkuş
Vecihi Hürkuş

Milli Savunma Bakanlığı tarafından Kayseri’de kurulmuş olan Tayyare ve Motor Anonim Şirketi adındaki uçak fabrikası ile anlaşmaya varan Hürkuş, 1927 senesinde Ankara ile Kayseri arasında bazı deneme uçuşları gerçekleştirmiştir. Fakat TOMTAŞ’ın 1928 senesinde iflas etmesi ile birlikte, Vecihi Hürkuş yeniden eskisi gibi yoluna tek başına devam etmek zorunda kalmıştır. Bu dönemlerde ilk Türk kadın pilot Bedriye Tahir Gökmen kendisinden dersler almıştır.

1930 senesinde ikinci uçağı da yaptıktan sonra, planladığı şehirlerarası uçuşunu gerçekleştirmiştir. Ancak gerçekleştirdiği büyük başarılarına rağmen beklediği izinlerin alınamamasından dolayı, uçağını parçalatarak Çekoslovakya’ya göndermiştir. Çekoslovakya’da yeniden bir araya getirilen uçak, tamamlandıktan sonra 23 Nisan 1931 senesinde gereken izni almıştır. 5 Mayıs 1931 tarihinde de Türkiye’ye geri dönüş gerçekleşmiştir.

Türkiye’ye dönüş yapan Vecihi Hürkuş, 1931 senesinde Türk Tayyare Cemiyeti için büyük bir Türkiye turu gerçekleştirmiştir. 2 farklı tur ile Türkiye’nin pek çok yerini dolaşmıştır. Vecihi Hürkuş, tüm anılarını yazılı bir eser içerisinde toparlamaya başladığı süreç içindeyken, beyin kanaması geçirerek 16 Temmuz 1969 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Ölümü, ülke içerisinde büyük bir üzüntü yaratmıştır. Vecihi Hürkuş kimdir ve ne başarılar elde etmiştir gibi birçok konuda, ülke genelinde dersler ve konferanslar verilmiştir. Bu başarılı isim, tüm Türk gençlerine anlatılmalıdır.

1937 senesinde Atatürk’ün de desteği ile eğitim için Almanya Weimar’a gönderilen Vecihi Hürkuş, 1939 senesinde aldığı diploma ile ülkesine geri dönmüştür. Ancak iki yıllık eğitim ile mühendislik unvanı verilemez denip ülkemizde beklediği yetkili alana getirilmemiştir. Uzun bir dönem aktif olarak pilotluk yapamayan ünlü isim, 1947 senesinde Kanatlılar Cemiyeti’ni kurmuştur. Aynı sene Kanatlılar Dergisi’ni de yayın hayatına kazandırmıştır. Ancak cemiyet kısa bir süre sonra kapanmıştır.

1951 senesinde zirai ilaçlama firması kursa da, anlaşmazlıklar nedeniyle kapanmıştır. 1954 senesine gelindiğinde, Türkiye’de ilk sivil havayolu firmasını kurmuştur. Vecihi Hürkuş Havayolları adındaki firmada, Türk Hava Yolları’nın seferlerinden kaldırmış olduğu toplamda 8 adet uçağı bulunmaktaymış.

Vecihi Hürkuş, diğer birçok ünlü ve önemli isim gibi henüz hayattayken hak ettiği değeri görememiştir. Daha ölüm zamanında bile hacizlerle uğraşan bir kişi olarak bilinirken, hak ettiği değer ancak kendisine sonradan verilmiştir. Yeşilçam Sineması’nın en önemli filmlerinden birisi olan Gülen Gözler filminde Şener Şen’in oynadığı Vecihi karakterine bile ilham olarak adından söz ettirmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here