Telif Hakkı Ne Demek, Telif Hakkı Nedir

Telif Hakkı Ne Demek, Telif Hakkı Nedir
Telif Hakkı Ne Demek, Telif Hakkı Nedir

Telif Nedir

Telif kelimesi, iki farklı fikri uzlaştırma ve görüş ayrılıklarını engelleme anlamı ile kullanılır. Yazılı olan eserler anlamına da gelmektedir. Telif hakkı ise; bireyin farklı birçok fikri ya da emeği ile ortaya çıkardığı ürünler için sahip olduğu tüm yasal haklar anlamına gelmektedir. Telif hakkı nedir diye sorulan soru için bu cevabı vermek yeterlidir.

Telif Ne Demek

Telif kelimesi için belirlenen anlamlar;

  1. Uzlaştırma, alıştırma.
  2. Eser yazma, düzenleme ve toplama.
  3. Yazılarak ortaya konulan eser.
  4. Bir belgenin düzeni.

Telif Hakkı

Telif hakkının elde edilmesi için tescile gerek olmaz. Tüm sanat eserleri ile gelen haklar bu eserlerin meydana gelmesi ile beraber doğar. Telif hakkı soyut özelliğe sahiptir. Telif hakları ile korunan, insan fikirlerinin meydana getirdiği somut olmayan ürünlerdir. Telif hakları somutlaştığı üründen bağımsız ve ayrı bir varlık olarak değeri vardır.

Telif hakları için ülkesellik maddesi geçerlidir. Hangi ülkeden koruma talep edilirse, koruma koşulları o ülke kanunlarına göre düzenlenir. Mutlak hak özelliğine sahiptir. Telif hakları tüm topluma karşı sunulabilir. Fakat toplum değerlerinin korunması gibi sebepler ile bu mutlak hakka bazı sınırlamalar getirilmektedir. Mutlak hakka oluşturulan sınırlandırmalar;

  • Kamu düzeni, kamu faydaları, genel ahlak gibi nedenlerle oluşturulan sınırlamalar.
  • Şahsi olarak kullanma yararına olan istisnalardan oluşur.

Fikri mülkiyet hakları belirli bir zaman boyunca korunmaktadır (sanat ve fikir eserleri için 70 sene vs.).  Fikir ürünleri maddeleştirildikleri üründen bağımsız ve ayrı bir hukuki yere sahiptir. Fikri ürünler özel yasa, yönetmelik ve tüzükler çerçevesinde düzenlenir.

Telif Hakkı Nedir
Telif Hakkı Nedir

Telif Hakkının Tarihçesi

  • İlk ve Ortaçağ Tarihi: Bu dönemlerde, tüm eserlerin korunmasına bağlı olarak, “Bir ürünün kendisine sahip olan birey, onun önemine de sahip olmaktadır.” ilkesi izlenmiştir. Eseri üretenin, maddi ya da manevi olarak korunmasına gerek duyulmazdı.
  • İmtiyazlar Dönemi: Fikri haklara bağlı ilk uygulamalar, matbaanın bulunması ile başlamıştır. Bu sebeple, matbaanın bulunması, fikri hakların gelişmesi için önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Matbaanın bulunması ile beraber; eserler, sürekli olarak çoğaltılmış, bu yöntemle gelir elde eden bir kesim oluşmuş ve bu durumun sonucunda ise, fikri haklar alanında hukuki koruma gereksinimi oluşmuştur. Fikri haklar alanındaki ilk gelişmeler, idari yönetmelerin buyrukları ile verilen basım ayrıcalıkları olarak görülmüş fakat ayrıcalıklar gittikçe basımevi mülkiyeti denen ve eser sahibinin hakkını korumayan bir sürece gelmiştir.

Eser sahiplerini koruyan ilk yasa, İngiliz Parlamentosu ile 1709 senesinde onaylanan “Kraliçe Anne Kanunu” (The Statute of Anne) ismini taşır.

Ülkemizde, yasal anlamda ilk sanat ve fikir eserleri yasası olan “Hakkı Telif Yasası” 8 Mayıs 1910 senesinde oluşmuştur. Hakkı Telif Kanunu da, Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği ve İstanbul Hukuk Fakültesi’nin talebi ile, Prof. Hirsch ile yazılan 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nın onaylanma tarihi 1 Ocak 1952 tarihine dek anayasada kalarak, Türk kültür ve sanat hayatını belirleyen bir yasa olarak devam ettirilmiştir.
Telif Hakkı Neden Önemli?

1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 27’inci Maddesi:

  1. Herkes toplumdaki güzel sanatlardan ve eserlerden faydalanmak, kültürel faaliyetine içerisinde bulunabilmek, güzel sanatları tatmak, bilim alanındaki ilerleyişe katılmak ve bundan yararlanmak hakkına sahiptir.
  2. Kişilerin meydana getirdiği bütün edebiyat, bilim ya da sanat eserinden hak ettiği maddi ve manevi kazançlarının korunmasını isteme hakkı vardır.”

Sanat eserleri, insan yaşamını önemli kılan bir değerdir. Sanat eserleri ve icatların korunmasını sağlamak, çok önem verilmesi gereken devlet görevi olarak kabul edilir. Devlet sanat eserleri ve icatların korunma görevini kanuna bağlı kurallar içerisinde dikkatle yerine getirmelidir. Kültür hayatını geliştirme görevinin devlet tarafından yürütülmesi zorunluluğunun beş temel sebebi vardır. Bunlar;

  1. Toplumun adaleti
  2. Kültürel gelişim
  3. Ekonomik etken
  4. Milli saygınlık
  5.  Teknolojideki gelişim

Ülkemizde Telif Hakkı

Sanat ve Fikir Eserleri Kanunu ile korunan eserler, eserin oluşturulduğu andan itibaren doğal bir koruma hakkından faydalanır. Eserin başka bir kuruma kayıt edilmesine ya da onay almasına lüzum yoktur. Fakat eser üzerinde yer alan hakların korunması ve daha çok hak sahiplerinin belirtilmesinde ispat imkanı sağlanması hedefiyle, bazı görevlerin yerine getirilmesi mümkündür.

Eserleri meydana getiren kişi ya da kişilerin isim olarak belirlenmesi için ispat kolaylığı oluşturan ve isteğe bağlı olacak şekilde yapılan bir işlemdir. Bu işlem belirtmeye dayanan bir işlem olmakla birlikte, hak kurucu özelliğe sahip değildir. Eserler soyut halleri ile tescil edilmez ancak madde halinde oluşturulmaları yani bir eser haline getirilmeleri durumunda tescil edilmeleri mümkün olacaktır.

İsteğe bağlı tescil başvurusu ile, başvuru yapan kişiye uygulanan işleme bağlı olarak esere ve eser sahibine ait olan bilgi/ bilgileri kapsayan bir belge onaylanarak verilir. İsteğe bağlı tescili gerçekleştirilen eserin dava konusu olması durumunda, mahkeme üzerinden talep görmesi ile tescil işleminin belge olarak bir örneği ve başvurusu esnasında verilen tüm belgeler Genel Müdürlüğü tarafından mahkemeye sunulur.

Noter içerisinde düzenlenen veya onaylanarak gönderilen hak sahipliği belgeleri ise; bireyin söz konusu fikirleri ya da eserleri yine kendisinin oluşturduğunu ve bu eser üzerinde bulunan bütün hakların bireye ait olduğunu belirten belgenin noter içerisinde düzenlenmesi ya da onay verilmesi ile gerçekleşmektedir.

Telif Hakkı İhlalleri

Eserler üzerinde hakkı olan kişilerin, eser sahiplerinin ya da hakkı olan meslek birliği tecavüzün olduğu ya da sonuçlarının meydana geldiği yerin savcılığına başvurmalıdır. Şikâyet ile Cumhuriyet Savcısı suçla ilgili eşya üzerinden olmak üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre el koyma hakkına ilişkin gerekli işlemleri gerçekleştirir. Cumhuriyet Savcısı bununla birlikte, gerekli bulması durumunda, kanuna aykırı olacak şekilde çoğaltıldığı söylenen eserlerin çoğaltılmasına bağlı olarak eylemin durdurulmasına karar verebilir. Fakat, bu karar 24 saat içerisinde hâkimin onayına sunulmalıdır. Hâkime sunulmadığı ve onaylanmadığı sürece hükümsüz olacaktır.

Telif Hakkının Kanundaki Yeri

Kanun Numarası: 5846

Madde 1

Kanunun temel hedefi; fikir sahiplerinin fikirlerini ve sanat eserleri sahipleri ile bu eserleri icra eden ya da yorumlayan yorumcuların, seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları ile filmleri ilk tescil ettiren film yapımcılarının ve tv ile radyo kurumlarının eserler üzerinde hak kazandıkları manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma koşullarını düzenlemek, öngörülen esas ve kurallara aykırı faydalanma durumunda yaptırımları tespit etmektir.

Telif Hakkı Kaç Yıl Süreyle Korunur

Eser sahibi hayatta olduğu sürece ve vefatından itibaren koruma süresi toplamda 70 yıldır. Eser sahibi tüzel kişiyse, koruma zamanı oluşturma süresinden itibaren 70 yıldır. Sahibinin vefatından sonra herkes tarafından bilinir hale gelen eserlerde koruma süresi ise; ölüm tarihinden itibaren 70 yıl olacaktır.

Eser sahibi belli değilse, eserin belirlenmesi sonrasında koruma süresi toplamda 70 yıldır. Eser bilinir hale gelmeden koruma süresi başlamaz.  Belirlenen koruma sürelerinin bitimi ile beraber eser sahibine verilen mali haklar da sonlandırılır. Bu nedenle koruma süresi dolan eserler, eser sahibinden izin alınmadan serbestçe kullanılabilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here