Röportaj Nedir, Röportaj Soruları ve Örnekleri

Röportaj Nedir, Röportaj Soruları ve Örnekleri
Röportaj Nedir, Röportaj Soruları ve Örnekleri

Bu makalemizde röportaj nedir? Nasıl yapılır? Nelere dikkat edilmeli? Nasıl hazırlık yapılmalı? Röportaj soruları ve örnekleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz.

Röportaj Nedir

Röportaj kelimesinin kökeni 17. yüzyılın başlarına dayanır. Dünyanın ilk gazetecilerinden biri olan ve Dünya’nın ilk gazetesinin yazarlarından biri tarafından kullanılmış ve bütün dillere benzer şekilde yerleşmiştir.

Şimdi gelelim röportaj nedir sorusunun cevabına; Bir yazarın, herhangi bir yeri, herhangi bir kurumu incelerken anlatımı inandırıcı kılma amacıyla yaptıkları incelemeyi kendi düşünceleriyle birleştirerek, fotoğraflar kullanarak belgeledikten sonra kaleme aldığı yazı türüne röportaj denir. Çoğu kişi röportajın gazeteciliğin gelişmesi ile yakın zamanda ortaya çıktığını düşünse de, 16. yüzyılın ilk çeyreğinde Fransızca olarak Dünya’da basılan ilk gazetenin yazarları (1605-1615 aralığında bir zamanda) bu kelimeyi kullanmıştır. Sonrasında da röportaj gazeteciliğin çevresinde gelişmeye devam etmiştir.

Röportajın Özellikleri ve Türleri

Tıpkı makalede olduğu gibi röportaj da düşünsel bir plan ile yazılır. Ele alınan konu genellikle toplum veya sanat ile ilgili olsa da siyasal, kültürel, ekonomik gibi birçok alanda yazılabilir hatta alan sınırı yoktur dememiz daha doğru olur. Birçok ünlü edebi yazar aynı zamanda röportaj yazarlığı da yapmıştır. J.P.Sartre, E.Hemingway, Jack London…

Röportaj nasıl yapılır sorusunun cevabına gelecek olursak, röportajın özelliklerinden birkaçını yukarıda belirtmiştik. Buna mutakıben, Röportajda olay birinci kişinin ağzından yazılır. Zaten olayı yaşayan birinci kişidir. Dilin genel olarak kullanıldığı işlev ise dilin göndergesel işlevidir. Genellikle soru cevap şeklinde olmasına karşın bazı yazarların durumu hikayeleştirerekde anlattıklarına rastlayabiliriz. Röportajlar dergi, gazete gibi basın yayın organlarında yayımlanır.

Röportaj Soruları
Röportaj Soruları

Röportajlar konularına ve sunuş biçimlerine göre birbirinden ayrılırlar. Konularına göre röportajlar üçe ayrılır:

  • Bir yeri konu alan röportajlar: Röportaj yapılan mekanın bütün ilginç özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu ilginç özellikler fotoğraf, video ve ses ile desteklenebilir.
  • Bir eşyayı konu alan röportajlar: Röportaj konusu olan eşyanın ilgi çekici ve farklı özellikleri tamamıyla bilinmelidir. Bu eşya dikkat çekecek ve okurları düşündürebilecek bütün yönleri ile anlatılmalıdır.
  • Bir insanı konu alan röportajlar: Ünlü olan herhangi bir kişinin özellikleri belirtilir.

Sunuş biçimlerine göre röportajlar ise Alman ve Amerikan olmak üzere ikiye ayrılırlar:

  • Alman röportajı: Alman röportajında kişinin daha çok bencil bir eksende kendini yazıya katması durumu görülür ve röportaj tamamen bu eksen etrafında devam eder.
  • Amerikan röportajı: Dikkat çekme amacıyla gelişme bölümünde verilecek olanlar giriş bölümünde verilir ve okuyucuya şok etkisi yaratarak okuyucuyu yazının etkisi altına alır. Kalemin kuvvetli olduğu görülür.

Röportaj Nasıl Yapılır

Röportaj toplamda üç aşamadan oluşmaktadır. Bunlar; röportaja hazırlık, röportaj ve röportaj sonrası aşamalarıdır. Bir gazeteci /muhabir röportaj öncesi mutlaka hazırlık yapmalıdır. Hazırlıktan sonra yapılması gereken ise röportaj yapılacak kişiye bir röportaj teklifi sunulmasıdır ve bu teklifte röportajın yapılacağı yer, röportajın ne hakkında yapılacağı, röportajın yazılı bir röportaj mı yoksa sesli bir röportaj mı olacağı belirtilmelidir. Röportajın nerede ve ne zaman yayımlanacağı da röportaj yapılacak olan kişiye kesinlikle belirtilmelidir.

Röportaj yapacak olan kişi, röportajın yapılacağı kişi ve röportaj yapılacak konu hakkında yeterince çalışma yapmalı, konu ve kişi hakkında üst düzeyde bilgi sahibi olmalıdır. Örneğin röportaj yapılacak olan kişi bir siyasi lider ise, bu kişinin daha önceden yayımladığı kitaplar sahip olduğu fikirler, destekçilerinin ve rakiplerinin hakkında söylediği düşünceler ile bu kişinin ülkesi için yaptıkları iyi bilinmek zorundadır. Eğer röportajda önemli olan kişi değilde konuysa bu sefer konu üzerine hakimiyet kurulmalı ve hakkında çalışılmalıdır.

Röportaj Soruları

Röportaj soruları hakkında konuşacak olursak, bu sorular önceden kişi tarafından belirlenmeli ve asla röportaj yapılacak olan kişiyle röportajdan önce paylaşılmamalıdır. Not alma yöntemi de etkili bir yöntemdir. Röportaj yapacak olan kişi hafızasına veya heyecanına pek güvenmiyorsa bu röportaj soruları mutlaka not alınmalıdır.

Röportaj daha önce teklif aşamasında belirtilen yerde ve zamanda yapılır. Röportaj yapan kişinin bir ses kayıt cihazı yada bir kameraya sahip olması hem kendisinin hem de röportaj yaptığı kişinin yararınadır. Bu cihazlar hem röportajın tanımının gereği hem de daha sonra röportaj yapılan kişinin sözlerinin yanlış anlaşılıp çarpıtılmaması için önem arz eder.

Röportaj soruları net olmalı, farklı anlamlar yüklemeye olanak sağlayacak sorulara yer verilmemelidir. Bu sorulara yine net cevaplar verilmeli. Bu şekilde dışarıdaki kimselerin röportaj yapılan kişinin sözlerini çarpıtmaları engellenir.

Röportajda genelde hazırlık aşamasında taslak edilen sorular kullanılır. Ancak az önce bahsettiğimiz sebep ve birçok başka sebepten dolayı röportajın bir soru kotası yoktur. Röportaj sırasında röportaj yapılan kişiye karşı saygı korunmalı, karşıdaki kişi asla aşağılanmamalı ve yüceltilmemelidir. Ne yazıkkı yerli röportaj örneklerimizde bu konuya pek dikkat edilmemektedir.

Röportaj Sonrası

Röportaj sonrası süreçte videoya veya ses kaydına alınan soru ve cevaplar metne dökülür. Bu sırada dil sürçmelerinin yarattığı gereksiz sözcükler ve yapılan tekrarlamalar silinir, toparlanır. Bu işlem sırasında röportaj yapılan kişi onayı alınması zorunludur çünkü gereksiz çarpıtmalara ve anlaşmazlıklara sebep olabilir. Röportaj yapan kişi daha önce bahsettiğimiz gibi kendi duygu ve düşüncelerini de bu yazıya katar, daha önce anlaşıldığı yer ve zamanda yayımlar.

Röportaj Örnekleri

Röportaj Örneği 1: 

Röportaj İçeriği: Tanınmış bir yazarın çıkardığı yeni kitabı üzerine…

Röportör: Geçtiğimiz günlerde yeni bir kitap yayımladınız ve kitabın konusu birçok kişi tarafından oldukça ilgi çekici bulundu. Bunun için özel bir çaba sarfettiniz mi?

Yazar: Aslında kitabın konusu uzun zamandır kafamın içinde kendine yer ediniyordu. Konu belliydi ama karakter yapıları ve davranışları çok net değildi. Karakterlerin daha net hale gelmesi için uzun süre çevremde gözlemler yaptım. Bu, hem bana çok yardımcı oldu hem de hikayenin sıradışı olmasında önemli bir rol oynadı.

Röportör: Karakterlerin netleşmesi hikayeyi daha ilginç kıldı dediniz. Bunu, hikayenin karakterler üzerinden yansıtıldığı için mi söylediniz?

Yazar: Öyle de söylenebilir. Kitabımda anlatmak istediğim meselenin iyi anlaşılması, esasında karakterlerin aralarındaki diyaloglar ile doğru orantılıydı. Sıradan bir anlatımı asla benimsemedim, sıradan bir anlatım benimsemiş olsaydım, belki de bu röportajı yapmıyor olurdum. (karşılıklı gülümsemeler)

Röportör: Peki kitabınızın bu kadar tutulacağını bekliyor muydunuz?

Yazar: Dürüst olmak gerekirse piyasaya etki edeceğini bekliyordum ancak bu kadar fazla konuşulacağını beklemiyordum.

Röportör: Sizce kitabın okura hitap etmesini sağlayan ana damar ne oldu? Üslubunuz mu, farklı bir hikaye mi, kurgu mu?

Yazar: Bence hepsi. Son birkaç yıldır yazılan romanların hemen hemen hepsi aynı edebiyat dilinde ve düzenindeydi. Okur bu duruma istemeden de olsa alıştırılmıştı. Bu kitap onları geçmiş deneyimlerine götürdü, sanatsal hafızalarını yokladı.

Röportör: Gerçekten de yeni çıkan kitaplar aynı düzen içinde mi oluşturuluyor? “Ben farklıyım” diyen bir kitaba uzun süredir denk gelmediniz mi?

Yazar: Geldiysem de sayısı bir hayli düşüktür. Bir elin parmağını geçmez.  Bu iyi yazarların olmadığı anlamına gelmez ama yazım düzenlerini ve üsluplarını orijinal hale getirmeleri gerekiyor.

Röportör: Hepsi bu kadardı, yanıtlarınız için teşekkür ederim.

Röportaj Örneği 2: 

Röportaj içeriği: Olimpiyatlarda halter dalında altın madalya kazanmış bir sporcu üzerine…

Röportör: Altın madalya ülkemizin olimpiyat oyunlarında kazandığı nadir başarılardan biri ve siz bunu başardınız. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sporcu: Çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Hem ülke sporu hem de kişisel kariyerim adına önemli bir başarı.

Röportör: Bir demecinizde “çocukken halterci olacağım belliydi” demiştiniz. Gerçekten de çocukken halterci olmak mı istediniz?

Sporcu: Halterci olmak istediğimi bilmiyordum ama bir şeyleri kaldırmakta yetenekli olduğumu biliyordum. Çocukken yaşadığım coğrafyada engebeli araziler yer alıyordu. Etrafında yüzlerce, binlerce kaya parçasının olduğu bir evimiz vardı. Arkadaşlarımla kaya kaldırma yarışmasına girerdik. İki arkadaşımın birlikte kaldıramadığı kayayı tek başıma hiç zorlanmadan kaldırabilirdim.

Röportör: Peki bu yeteneğiniz ulusal manada nasıl keşfedildi?

Sporcu: Yaşadığım çevrede iş bulmak gibi sıkıntılar olduğu için büyük bir kente yerleştik. Sokaklarda iş aradığım bir gün, “geleceğin haltercisi olmaya var mısın?” isimli bir afiş gördüm. Afişi görür görmez gerekli yerlere başvurdum. Sonuç, işte buradayım!

Röportör: Olimpiyatlarda altın madalya kazanacağınızdan birçok kişi oldukça emindi. Siz ne düşünüyordunuz?

Sporcu: Ben iddialıydım ama oldukça da heyecanlıydım. Bu biraz favori olmanın verdiği stresten kaynaklı da olabilir.

Röportör: Röportaj bitti. Teşekkür ederim.

Röportaj Örneği 3: 

Röportaj İçeriği: Sigara Bağımlılığı

Röportör: Merhaba

Röportaj Yapılan Kişi: Merhaba

Röportör: Sigara kullanıyor musunuz?

Röportaj Yapılan Kişi: Evet, kullanıyorum.

Röportör: Kaç yıldır sigara içiyorsunuz?

Röportaj Yapılan Kişi: Yaklaşık 20 yıldır sigara içiyorum.

Röportör: Günde kaç adet sigara içiyorsunuz?

Röportaj Yapılan Kişi: Bazen 15 bazen 25 halime göre değişiyor.

Röportör: Peki bu durumdan rahatsız mısınız?

Röportaj Yapılan Kişi: Ne yazık ki evet. Akşamları rahat uyuyamıyorum, boğulduğumu hissediyorum.

Röportör: Peki bu durumu düzeltmek için herhangi bir önlem almaya çalıştınız mı?

Röportaj Yapılan Kişi: Evet daha önce birkaç ilaç denedim fakat pek başarılı olduğu söylenemez.

Röportör: Röportajıma katıldığınız için teşekkür ederim sorularımız bu kadardı.

Röportaj Yapılan Kişi: Rica ederim.

Röportaj Örneği 4:

Röportaj İçeriği: Kitap Okuma Alışkanlığı

Röportor: Merhaba

Kişi: Merhaba

Röportor: Kitap okuyor musunuz?

Kişi: Evet

Röportör: Günde ortalama kaç sayfa okuyorsunuz?

Kişi: 20-25 sayfa arası okuyorum

Röportör: Genellikle ne tür kitaplar seviyorsunuz?

Kişi: Polisiye romanları tercih ediyorum

Röportör: Varsa eşiniz, çocuğunuz da kitap okuyor mu?

Kişi: Evet bir eşim ve bir çocuğum var fakat onlar hiç okumazlar.

Röportör: Sizce bu durum onlar için sakıncalı mı?

Kişi: Ne yazık ki toplumumuzda kitap okuma oranı günden güne düşüyor. Çocuklarımızın hayal dünyaları yetişkinlerin ise kelime darcıkları gelişmiyor.

Röportör: Peki onlara kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya çalıştınız mı?

Kişi: Evet ama pek etkili olmadı.

Röportör: Röportaj sorularımız bu kadardı katılımınıza müteşekkiriz.

Kişi: Rica ederim.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here