Nuri Bilge Ceylan Filmleri

Nuri Bilge Ceylan Filmleri
Nuri Bilge Ceylan Filmleri

Nuri Bilge Ceylan Filmleri

Dünya’nın en prestijli film festivali olan Cannes Film Festivali’nden birçok ödül almayı başarmış, en son Kış Uykusu filmi ile Altın Palmiye’yi kazanan Nuri Bilge Ceylan, pek çok otorite tarafından yaşayan en iyi yönetmenler arasında gösteriliyor. Sinema sektörüne fotoğrafçılık yeteneği, bilgisi ve tecrübesi ile adım atan Ceylan, filmlerinde bunu bir avantaja çevirmeyi başarıyor. Bu sayede izleyicilerine hem bir görsel şölen, hem de edebiyattan esintiler sunuyor. Nuri Bilge Ceylan filmleri teknik özellikleri ve kısa açıklamaları yazımızın devamında:

Nuri Bilge Ceylan Filmlerinin Teknik Özellikleri

Nuri Bilge Ceylan filmleri dendiği zaman akla ilk gelen özellik gerçekçiliktir. Onun filmlerinde gerçekçi olmayan, hatta gerçeklikten ziyade abartılı olan hiçbir konu ve karakter barınamaz. Onun filmlerinde canlanan her karakter içimizden biri gibidir. Filmlerinin senaryosu çok fazla geçişken değildir, ana temadan kopmayan ve bir o kadar da durağan bir senaryoya yer verir. Zaten Nuri Bilge Ceylan filmleri için birincil olarak senaryosundan bahsedilmez. Bunun yerine izleyiciyi karakterlerin iç dünyasına yönlendirmeyi ve onların yaşam felsefeleriyle empati kurdurtmayı amaç edinir.

Ceylan’ın filmlerinde kamera açılarının planları en ince ayrıntısına kadar işlenir. Zaman zaman “bütün plan” denilen uzak çekimin örnekleri de görülebilir. Onun için önemli olan bir sahnedeki öğelerin çirkin olup olmadıkları değil, o sahnenin nasıl çekildiğidir. Herhangi bir coğrafyayı ya da coğrafi bir bölümü kimsenin göremediği açıdan izleyiciye sunabilir. İşin bu kısmında Ceylan’ın fotoğrafçılıktaki başarısı devreye girer. Uzak çekim planının bir özelliği de yalnızca tek bir objenin hareket halinde olmasıdır. Bu obje ise genellikle filmlerinde kritik rol oynayan karakterlerden seçilir. Ama bazen bu bir köpek bazen bir kaplumbağa da olabilir.

Nuri Bilge Ceylan Filmleri Hangileri
Nuri Bilge Ceylan Filmleri Hangileri

Nuri Bilge Ceylan’ın ilk filmlerinde karakterleri çok fazla konuşturmamayı tercih etmiştir. Bazı kesimlere göre bunun nedeni maddi sebeplerden ötürüdür; düşük bütçe nedeniyle nitelikli oyuncularla çalışma şansı bulamamasındandır. Sırf bundan ötürü “kasaba” adlı filminde seslendirme yöntemine başvurduğu söylenir. Her ne kadar Koza’yı ve Mayıs Sıkıntısı’nı bu kategoriye alsak da, Uzak, Üç Maymun ve İklimler için karakterlerin biraz daha konuştuğunu, Bir Zamanlar Anadolu’da ve Kış Uykusu için ise artık karakterlerin tamamen konuşkan bir yapıda olduğunu söyleyebiliriz…

En iyi Türk Sanat Filmleri için tıklayın.

Kasaba (1997)

Yönetmenin ilk uzun metraj filmi. Tamamen amatör oyuncuların rol aldığı Kasaba, maddi ve teknik imkansızlıklar dahilinde çekilmesine rağmen sinema otoriteleri tarafından oldukça beğenilmiş ve yönetmenin ciddi seviyede potansiyelinin olduğu belirtilmiştir. Filmin hikayesi küçük bir kasabada yaşayan insanların çıkmazlarını, kaygılarını konu edinir. Filmde kaplumbağa çeşitli açılardan simgeleştirilir, çocuk masumiyeti ele alınır ve köy – şehir hayatının karşılaştırılması yapılır. Mehmet Emin Toprak, Emin Ceylan, Latif Altıntaş, Fatma Ceylan, Havva Saglam, Cihat Bütün, Sercihan Alevoğlu, Semra Yılmaz ve Muzaffer Özdemir filmde rol alan başlıca isimlerdir. Bu oyunculardan bir kısmının Nuri Bilge Ceylan’ın akrabalarından oluştuğunu da belirtmek gerekir.

Mayıs Sıkıntısı (1999)

Kasabadaki yaşam mücadelesini konu edinen filmde, Muzaffer Özdemir hariç amatör oyuncular yer almıştır. Kasabadaki doğayı etkili bir fotoğraf sanatıyla izleyiciye aktarmayı başaran Ceylan, bu filmiyle yavaş yavaş adından söz ettirmeye başlamıştır.

Mayıs Sıkıntısı durağan bir hikaye ve kurguyla (herhangi bir beklentisi olmadan) başlıyor ve aynı durağanlık, sakinlikle sona eriyor. Halkın genel yaşantısını doğal yönleriyle yasıtmak isteyen bir yönetmenin ve çevresindeki insanların yaşam mücadeleleri anlatılmak isteniyor. Kasaba’da olduğu gibi, Mayıs Sıkıntısı’nda da yönetmen filmde bazı akrabalarına oyuncu olarak yer veriyor.

Uzak (2002)

Köyünde iş bulamadığı için şehre yerleşen Yusuf ile şehirde kendi halinde bir yaşam sürdüren Mahmut’un hikayesi. Uzak’ta, yönetmenin ilk iki filmine nazaran daha fazla diyalog barındırıyor. Bu sefer durağan bir kasaba hayatı değil de, iki karakterin hayatın her alanına dair çatışması irdeleniyor. Bu çatışmada yönetmen hiçbir şekilde taraf tutmuyor. Her iki karakterin de, doğru, eksik, yanlış, zeki, çalışkan, kirli, eğitimsiz, abartılı yönlerini gözler önüne seriyor; tabii bunu yaparken izleyicinin gözüne vurmuyor. Görsel anlatımın(özellikle karlı dış mekan çekiminin) diğer filmlere göre daha etkileyici olduğunu söylemek mümkün.

Uzak, Cannes’dan Altın Portakal’a, San Sebastian İnternational’dan Siyad’a kadar çeşitli festivallerden önemli ödüllerle dönmüştür. Son olarak yönetmen, filmi eşi Ebru Ceylan’a ithaf etmiştir. Ebru Ceylan filmde ufak da olsa bir rolde oynamıştır.

İklimler (2006)

Başrollerinde kendisi ve eşi Ebru Ceylan rol almıştır. Her ikisinin de aslında kendilerini oynayıp oynamadıkları bilinmez, iki karı kocayı canlandırmışlardır. Filmde, evlilik kurumu sorgulanmış, monogami eleştirisi yapılmıştır. Ege sahili, istanbul, Ağrı ve Kars bölgelerinde mekik dokuyan film, gerek Ege’nin gerek Doğu Anadolu’nun eşsiz coğrafyasıyla süslenmiştir. Özellikle Kars’ta ve Ağrı’da geçen çekim planları oldukça başarılıdır.

Filmde vurgulanan “evlenmek ya da biriyle beraber yaşamak yalnızlıktan arınmak değildir” teması, insan varoluşunun temel dinamikleri üzerinden yansıtılmış. Evliliğin aynı zamanda cinsel iç güdüden oluşmadığını da çeşitli sahnelerle irdelemiş ve bu sayede  her izleyiciye farklı mesajlar sunabilmiştir. Senaryosunun da yönetmene ait olduğu İklimler’de, eşi ve kendisi dışında Nazan Kesal, Mehmet Eryilmaz, Arif Aşçı, Can Özbatur, Ufuk Bayraktar, Fatma Ceylan, Emin Ceylan, Semra Yılmaz gibi isimler de rol almıştır.

Üç Maymun (2008)

Kişisel çıkarları, ahlak kavramını, egoyu ve mücadeleyi 3 kişilik bir aile üzerinden irdeleyen film. Üç Maymun, Türk sinemasında alışılagelmişin dışına çıkan bir çekirdek aile perspektifi çizmiş, herkesin kendinden bir şeyler bulduğu bir yapıda dramatize edilmiş, şehrin ücra köşesinde yer alan bir gecekondu yaşamına ışık tutmuştur. Birçok özelliği ile sinemamızda bir mihenk taşı sayılabileceği gibi, Nuri Bilge Ceylan için de bir ilktir; onun dijital kamera ile yaptığı ilk filmidir. Bu filmi diğer filmlerinden ayıran bir özelliği de tamamen profesyonel oyunculara yer vermiş olmasıdır. Dijital seçim, kendisini takip eden sinamaseverlerce kaygı uyandırıcı görünse de, filmden sonra görüşler olumlu yöne evrilmiştir. Üç Maymun özellikle uluslararası camiada önemli ödüller almış; Cannes’dan “en iyi yönetmen” ödülü ile ülkemize dönmüştür. Senaryosu Ebru Ceylan, Ercan Kesal ve Nuri Bilge Ceylan tarafından yazılan filmde Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Sungur, Yavuz Bingöl, Ercan Kesal, Cafer Köse ve Gürkan Aydın rol almıştır.

Bir Zamanlar Anadolu’da

Anadolu’nun terkedilmiş ucu bucağı olmayan bozkırında, işin bürokrası tarafında bir cinayetin aydınlatılması için verilen uğraşıyı anlatan film. Hayatın cilvesinin bir araya getirdiği Doktor Cemal, Komiser Naci, Savcı Nusret, Şoför Arap Ali, Muhtar, Katil Kenan gibi karakterlerin aralarındaki iletişime dikkat çeken filmde, esas anlatılmak istenen mesaj statü savaşının ta kendisi olsa gerek. Tabii bazı karakterlerin dışa sımsıkı kapalı olan iç dünyalarına yolculuk etmek de mümkün; Savcı Nusret’in karısıyla olan “bilinmez” sırrını Doktor Cemal ile istemeden de olsa paylaşması, Doktor Cemal’in sevdiğinden ayrı Andolu’ya sıkışmış ve bir o kadar da sıkıcı olan yaşantısı, Kenan’ın muhtarın kızını gördüğünde kendine ait bir özlemi anımsaması ve buna istinaden göz yaşlarını tutamaması, Komiser Naci’nin gündelik hayata dair şikayetleri vs.

“Muhtarın evindeki gaz lambası sahnesi” ile akıllara kazınan Bir Zamanlar Anadolu’da, BBC’nin hazırladığı 21. yüzyılın en iyi 100 filmi listesinde kendine yer bulmayı başardı. Film aynı zamanda katıldığı törenlerden sayısız ödülle ayrıldı. Cannes Fim Festivali (Juri özel ödülü), Asia Pacific (En iyi görüntü yönetmeni, en iyi yönetmen, en iyi yapımcı), Dublin İnternational Film Festivali ( En iyi yönetmen), International Cinephile Society (en iyi görüntü yönetmeni), Philadelphia Film Festivali (En iyi yönetmen), Siyad (En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı oyuncu, en iyi senaryo, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi montaj) bu ödüllerden bazıları.

Filmin oyuncu kadrosu şöyle: Muhammet Uzuner, Yılmaz Erdoğan, Taner Birsel, Ahmet Mümtaz Taylan, Firat Tanış, Ercan Kesal, Ugur Aslanoglu, Şafak Karali, Emre Sen, Burhan Yıldız.

Filmin senaryosunun Ebru Ceylan, Ercan Kesal ve Nuri Bilge Ceylan’a ait olduğunu da söylemek gerekir.

Kış Uykusu (2014)

Nuri Bilge Ceylan filmleri arasında başyapıt diyebileceğimiz birkaç eserden biri, belki de en önemlisi. Kimilerine göre Türk sinemasının gelmiş geçmiş en iyi filmi. Edebi metinlerle süslenmiş görsel bir şölen sunan film, çeşitli sebeplerle yolu Kapadokya’da bir butik otelde kesişen insanların hayatından bir bukle sunuyor. Bu karakterlerin sıkışmışlıkları, pişmanlıkları, aşkları, matemleri, kinleri, nefretleri, dış çevre ile olan münasebetleri naif bir biçimde ele alınmış. Bunların dışında Kapadokya coğrafyasının eşsiz manzarası Nuri Bilge Ceylan’ın kadrajıyla seyirciye aktarılmış. Filmde ana karakterler içerisindeki hemen hemen bütün diyaloglar özenle seçilmiş; birçoğu Anton Çehov’un hikayelerinden esinlenmiştir. Cast seçimlerinin de bir hayli başarılı olduğu filmin çekimlerinin uzun ve külfetli olduğunun altını çizmek gerekir. Yörenin altyapı sorunlarına, kış mevsiminin getirdiği zorluklara ve diğer teknik olumsuzluklara rağmen ortaya böyle bir başyapıt çıkarmak takdir edilesi.

Kış Uykusu, hikaye bazında hayatın birçok alanına gönderme yaptığı gibi, bazı politik düşüncelere de çeşitli diyaloglar ve simgeler üzerinden gönderme yapar. Aydın karakterinin hem çağdaş hem de muhafazakar kavramda davranışlar sergilemesi, kendisinin herkesten daha fazla bilgi birikim sahibi olduğunu düşünmesi, empati kurmakta çeşitli zorluklar yaşaması ve eşini belli etmeden kıskanması onu belli bir politik çizgiye hapsediyor. Örneğin, ihtiyacı olmadığı halde çevrenin fakir insanlarından kira almaya çalışması, bunu yaparken “aslında derdim para değil” diyerek çevreye nüksettirmesi, imam hakkındaki düşünceleri ve ondan iğrenmesi, ayrıca karakter isminin “Aydın” olması, toplumda aydın olarak bilinen insanlara yönelik bir eleştiridir. Anadolu köylerinin estetikten yoksunluğuna da değinen Kış Uykusu, çekim açılarıyla bu yoksunluğu dahi güzel göstermiş olabilir. Butik otel içerisindeki sahnelerin hazırlanış biçimi ve sahne içlerinde kullanılan dekor öğelerinin seçimi de izleyicilerin beğenisini kazanan etmenlere sadece bir örnek.

Nuri Bilge Ceylan, Kış Uykusu ile Cannes Film Festivali’ndeki en önemli ödül olan Altın Palmiye’yi kazanmayı başarmıştır. Daha evvelki filmleriyle aynı festivalden onlarca ödül almayı başaran Ceylan, Altın Palmiye’yi ilk kez Kış Uykusu ile kazanmıştır. Cannes dışında birçok festivalden de ödül ile dönmeyi başaran filmde, Haluk Bilginer, Melisa Sözen, Demet Akbağ, Ayberk Pekcan, Serhat Mustafa Kiliç, Nejat İsler, Nadir Saribacak, Mehmet Ali Nuroglu, Emirhan Doruktutan gibi oyuncular yer almaktadır.

 Ahlat Ağacı (2018)

Ahlat Ağacı her ne kadar 2018 yılında vizyona girecek olsa da, film hakkında birkaç bilgi vermekte yarar var. Bu sefer bir baba ile kitap çıkarmaya çalışan oğlunun ilişkilerini mercek altına alacak olan Nuri Bilge, filmin ilk gösterimini 2018 Cannes Film Festivali’nde yapmayı düşünüyor. Çekimleri geçtiğimiz aylarda sona eren filmde Murat Cemcir, Hazar Ergüçlü ve Ercüment Balakoğlu yer alıyor.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here