Lozan Antlaşması, Önemi ve Maddeleri

Lozan Antlaşması, Önemi ve Maddeleri
Lozan Antlaşması, Önemi ve Maddeleri

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması, dünya tarihi, en önemlisi de Türkiye tarihi açısından büyük öneme sahip bir antlaşmadır. Kurtuluş Savaşı ile, büyük bir askeri zafer elde eden TBMM Hükümeti, itilaf devletleri tarafından Lozan’da barış görüşmesine çağrılmıştır. Aslında, Mustafa Kemal Paşa, görüşmelerin İzmir’de yapılmasını teklif etse de, itilaf devletleri, görüşme için tarafsız bölgenin seçilmesinin uygun olacağını öne sürmüş ve Lozan’da yapılmasını teklif etmiştir. Görüşmeye, Türk Devleti’ni temsil etmek amacıyla İsmet Paşa katılmıştır.

Lozan Antlaşması’ının İmzalanmasının Nedenleri

1. Dünya Savaşı sonrasında, galip devletler ile mağlup devletler arasında antlaşmalar yapılmıştır. Savaşı kazanan ve kaybeden devletlerle, belirli tarihlerde barış antlaşmaları imzalanmış, bir tek Osmanlı Devleti ile antlaşma imzalanmamıştır. Bunun üzerine İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti’nin fiilen yok olması anlamına gelen Sevr Antlaşması’nı hazırlamış ve Damat Ferit Paşa ile antlaşmayı imzalamıştır. Bu duruma TBMM hükümeti çok sert tepki vermiş, antlaşmayı tanımadığını bildirmiş, Damat Ferit Paşa’yı ise vatan haini ilan ederek idama mahkum etmiştir. Sevr Antlaşması, Yunanistan hariç diğer ülkeler tarafından da onaylanmadığı için sadece taslak olarak kalmış, yürürlüğe koyulamamıştır. Antlaşma onaylanmadığı gibi, büyük Kurtuluş Savaşı’nın da galibiyetle sonuçlanmasından dolayı hiçbir zaman uygulamaya koyulamadı. Bunun üzerine İtilaf Devletleri, Lozan Antlaşması için, TBMM’yi İsviçre’nin Lozan kentine davet ederek barış imzalamaya çalışmıştır.

Lozan Görüşmelerine, TBMM, İtalya, Yunanistan, Romanya, Yugoslavya, Japonya, İngiltere ve Fransa katılmıştır. ABD’nin ise gözlemci olarak katıldığı Lozan Görüşmesi’ne, Sovyetler Birliği ile Bulgaristan da, boğazlarla ilgili konular için dahil olmuştur. Görüşmeler, 20 Kasım 1922’de başlamış, 4 şubat 1923’te kesilmiştir. Görüşmelerin kesilmesinin nedenleri ise, kapitülasyonlar başta olmak üzere, Musul-Kerkük sorunu, boğazların durumu ve Osmanlı Devleti’nin dış borçlarıdır. TBMM, görüşmelere, kapitülasyonlar ve Ermeni Yurdu’ndan kesinlikle taviz vermeme kararıyla katılmıştır. Yaklaşık iki aylık aradan sonra, 23 Nisan 1923 yılında görüşmelere tekrar başlanmış, akabinde Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır. 24 Temmuz 1923‘te imzalanan Lozan Antlaşması, ülkemiz lehine bir antlaşmadır ve Yeni Türk Devleti’nin İtilaf Devletleri tarafından resmen kabul edilmesini sağlamıştır.

lozan antlaşması maddeleri
lozan antlaşması maddeleri

Lozan Antlaşması Maddeleri

  • Yeni Türk Devleti ile Misak-ı Milli, düşman kuvvetleri tarafından kesin olarak tanınmıştır.
  • Maddi ve fiziki donanım açısından yetersizlikler içerisinde kazanılan askeri zaferler, siyasi zaferle taçlandırılmıştır.
  • Bu antlaşmayla Türkiye, savaş tazminatından muaf tutulmuştur.
  • Türkiye için 1. Dünya Savaşı, kesin olarak bitmiştir.
  • Kapitülasyonlar, koşulsuz şartsız kesin şekilde kaldırılmıştır.
  • Doğu Anadolu’da kurulacak Ermeni Devleti fikrinden vazgeçilmiştir.
  • Karaağaç, savaş tazminatı olarak Yunanistan tarafından Türkiye’ye verilmiştir.
  • Eğitimlerine Türk Hükümeti’nin koyacağı kanunlara göre devam etmesi durumunda, yabancı okulların faaliyetlerine devam etmesi kararlaştırıldı.
  • Azınlıklar Türk vatandaşı olarak kabul edilmiş ve azınlıklara tanınan tüm ayrıcalıklar kaldırılmıştır.
  • Boğazlar konusu, görüşmenin en çok tartışılan konusuydu. Görüşmeler sonucunda imzalanan antlaşmaya göre, Boğazların idaresi, Türklerden oluşan bir komisyon tarafından yapılacaktı. Boğazların iki yakasında da, 20 km’lik alanlarda asker bulundurulmayacak, ancak güvenliği tehdit edici herhangi bir durumun ortaya çıkması durumunda Türk Hükümeti boğazlara serbestçe asker sokabilecekti.
  • İmzalanan bu antlaşma sonrasında Bozcaada ve Gökçeada Türk Devleti’ne, On İki Adalar İtalya’ya, diğer adalar ise Yunanistan’a bırakılmıştır.

Lozan Antlaşması Önemi

Lozan Antlaşması ile, Yeni Türk Devleti ve Misak-ı Milli, itilaf devletleri tarafından tanınmıştır. Azınlıkların Türk vatandaşı kabul edilmesinden dolayı, iç işlerimize karışılması önlenmiştir. Ülkemizin yılmadan yürüttüğü bu milli mücadele hareketi, tüm Dünya devletlerine örnek olmuştur.

Lozan antlaşmasını birinci TBMM hükümeti imzalamış, ikinci TBMM hükümeti onaylamıştır.

Irak sınırı hariç, ülkenin sınırları kesin olarak belirlenmiştir.

Lozan Antlaşması’nda en çok tartışılan sorunlardan birisi olan Osmanlı borçları, yine ülkemiz lehine olacak şekilde bir karara bağlanmıştır. Borçlar, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırılmış olup, ülkemizin payı da, taksitlendirilerek ödenmesi kararlaştırılmıştır.

Lozan antlaşması maddeleri, ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Büyük ölçüde ülkemiz yararına imzalanan antlaşmada, her sorun çözüme kavuşturulamamıştır.

Lozan Antlaşmasında Çözüme Kavuşturulamayan Sorunlar

Lozan antlaşması’yla çözüme kavuşturulamayan sorunların başında Musul sorunu gelmektedir. Görüşmelerde İngiltere, Musul’u Türkiye’ye bırakmak istemediği gibi, Hakkari’nin de kendisine verilmesini talep etmiştir. Uzun süren tartışmalar sonucunda sorun çözülemeyince, Milletler Cemiyeti’ne bırakılmıştır. Milletler Cemiyeti’nde alınan kararlar doğrultusunda Musul Irak’a, Hakkari ise Türkiye’ye bırakılmıştır.

Lozan Antlaşması’yla çözüme kavuşturulamayan sorunlardan birisi de, Boğazlar sorunuydu. Boğazlar için görüşmelerde verilen karar, Türk Devleti’nin kesinlikle ödün vermediği bağımsızlık ilkesiyle çeliştiği için uzun tartışmalara neden oldu. Boğazlar sorununun çözülmesi, 1936 yılını buldu.

Hatay, Lozan Antlaşması’nda, ülkemiz lehine çözülemeyen sorunlardan birisiydi. Daha önce, Ankara antlaşması’yla ülkemiz sınırları dışında bırakılan Hatay, tam bağımsızlık için yürütülen milli mücadele sonucunda, 1939 yılında sınırlarımız içine alındı.

İmroz ve Bozcaada haricinde, Balkan Savaşları sonrasında elimizden çıkan Ege Adaları, TBMM temsilcisi İsmet Paşa tarafından görüşmelerde gündeme getirilmiştir. Ancak, Ege Adaları için ülkemiz lehine sonuçlanacak bir karar alınmamıştır.

Yunanistan ile aramızdaki nüfus mübadelesi sorunu da, Antlaşma’da çözüme kavuşturulamamıştır.

Lozan Antlaşması Ne Zaman Bitiyor

Son zamanlarda yaşanan siyasi olaylar, Lozan Antlaşması’nı tekrar gündeme getirmiştir. Dünya devletleri arasında yaşanan siyasi ve ekonomik çekişmeler sonucunda, bazı kişiler tarafından Lozan Antlaşması’nın 2023 yılında sonra ereceği iddiası ortaya atılmıştır. Bunun sonucu olarak, herkesin aklında Lozan Antlaşmasıyla ilgili sorular oluşmuştur. Birçok kişinin merak ettiği Lozan Antlaşması ne zaman bitiyor sorusu için, çeşitli görüşler ortaya atılsa da, antlaşmanın, imzalandığı tarihten 100 yıl sonra, yani 2023 yılında sona ereceğine dair kesin bir bilgi yoktur.

Lozan Antlaşması’nda, bazı sorunlar çözüme kavuşturulamasa da, Kurtuluş Savaşı’ndan oldukça yorgun şekilde çıkan ülkemiz için önemi büyüktür. Dönemin imkansızlıkları ve iç çekişmeler neticesinde, 1. Dünya Savaşı ile akabinde Kurtuluş Savaşı’ndan yorgun çıkan Türk Devleti için Lozan Antlaşması, askeri zaferini siyasi zaferle sonuçlandıracak maddelerden oluşmaktaydı. En büyük avantajı ise, bağımsızlığımızın önünde büyük bir engel olan kapitülasyonların kesin olarak kaldırılmasıydı. Yeni Türk Devleti’nin düşman devletleri tarafından resmen tanınması da, ayrı bir zaferdir. Antlaşmada ayrıca, Türk Devleti’nin önemle üzerinde durduğu Ermeni yurdu sorunu da, yine ülkemiz lehine sonuçlanmıştır. Alınan kararla, Doğu Anadolu’da kurulacak Ermeni yurdu fikrinden vazgeçilmiştir. Irak sınırı haricinde ülkenin bugünkü sınırlarının kesin olarak belirlenmesi de, antlaşmanın ülkemiz açısından önemini arttırmaktadır.

TBMM Hükümeti’nin Anadolu’da yürüttüğü büyük mücadeleyi kazanması ve sonucunda da, büyük oranda lehine olan Lozan Antlaşmasını imzalaması ve varlığını düşman Devletlere kabul ettirmesi, sömürge altında yaşayan milletlere örnek olmuş, bu milletler de, bağımsızlık mücadelesi başlatmıştır. Türkiye’nin savaş tazminatı ödememesi ve hem ekonomik hem de askeri bir kısıtlamayla karşılaşmaması, Lozan Antlaşması’nın önemini arttırmakta, antlaşmanın o zamana kadar imzalanan antlaşmalar içerisinde farkını otaya koymaktadır. Azınlıkların Türk vatandaşı sayılmasıyla ülkenin iç işlerine karışılmasının önlenmesi, tam bağımsızlık ilkesini desteklemesi açısından önem taşımaktadır.

Kurtuluş savaşı, bağımsızlık adına verilen önemli bir mücadeledir ve bu savaştan galip çıkan TBMM Hükümeti’nin, birkaç sorun hariç lehine maddeler taşıyan Lozan Antlaşması’yla askeri ve siyasi alanadaki başarılarını pekiştirmesi, tüm dünyaya örnek olmuş, tam bağımsızlık ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here