Kudüs (Mescid-i Aksa) Nerede, Neden Önemli

Kudüs (Mescid-i Aksa) Nerede, Neden Önemli
Kudüs (Mescid-i Aksa) Nerede, Neden Önemli

Kudüs Neden Önemli

Son zamanlarda insanlık adına utanç verici olayların yaşandığı, masum insanların katledildiği Kudüs neden önemli? Aslında tarihî ve kültürel açıdan; aynı zamanda medeniyet adına bünyesinde birçok unsur barındırmaktadır. Bu yazımızda Kudüs şehri, bu şehirde bulunan Mescid-i Aksa ve bunların semavi dinler için önemi ortaya konulmuştur.

Kudüs, Filistin’de bulunan ve Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilen önemli bir şehirdir. Bunların yanı sıra, hem en eski yerleşim yeri olması, hem de Mescid-i Aksa’nın orada bulunması bakımından daha da önemli bir şehir haline gelmiştir. Bu kutsal şehir, bazı kaynaklarda, Jerusalem, Uruşelim, Beytü’l Mukaddes ve Beytü’l Makdis olarak da geçmektedir.

Bu kutsal şehrin kimler tarafından ve hangi tarihte kurulduğu tam manası ile bilinmemektedir. Ancak Hz. Nuh’un torunu ve Ham’ın oğlu Kenan’ın neslinden gelen Kenanîler’in inşa ettiği bir şehir olduğu düşünülmektedir. Kutsal kitaplara göre, Hz. İbrahim ve oğlu İshak da bu şehirde yaşamışlardır. Hz. İbrahim Kudüs’te yaşayan halka Allah’ın emrettiklerini aktardılar. Ancak Kudüs’te yaşayan halk (yani İsrailoğulları) ahlaksızlık ve taşkınlık yaptılar ve bunun sonucunda bu şehirden kovuldular. İsrailoğulları’nın tekrar bu kutsal şehre dönmeleri Hz. Davud ile birlikte olmuştur. Hz. Davud ile birlikte, İsrailoğulları en muazzam dönemlerini yaşamışlardır. Hz. Davud, Mescid-i Aksa’nın inşaatını başlattı ancak bitimine ömrü yetmemiştir. Mescid-i Aksa’nın yapımını tamamlayan oğlu Hz. Süleyman olmuştur.

Kudüs Nerede

Kudüs, Filistin’de bulunan bir şehirdir ve 3 semavi din için de önemli yere sahip olanıdır. Kudüs nerede diye bakacak olursak, Akdeniz sahilinde bulunan Yafa’nın 72 km doğusunda, Lût Gölünün 38 km kuzeybatısında olduğunu görürüz.

Mescid-i Aksa Nedir? Mescid-i Aksa Nerede?

Filistin’in Kudüs şehrinde bulunan Mescid-i Aksa’yı Hz. Süleyman yaptırmıştır. Hz. Muhammed zamanında bulunan mescidler arasında Mekke ile arasında en uzun mesafe olan mescid olduğu için “en uzak mescid” anlamındaki Mescid-i Aksa olarak adlandırılmıştır.

Mescid-i Aksa nedir
Mescid-i Aksa nedir

Mescid-i Aksa’nın yapımına Hz. Davud başlamıştır ancak tamamlayamadan hayata gözlerini yummuştur. Mescid-i Aksa’nın inşaatına oğlu Hz. Süleyman devam etmiş ve inşaatı tamamlamıştır. Kaynaklarda anlatılan rivayete göre, Hz. Süleyman cinleri topladı ve hepsine görev verdi. Cinlerden bazıları altın, gümüş ve yakut; bazıları hakiki inci; bazıları mücevher ve kıymetli taşlar; bazı cinler de misk, amber ve diğer güzel kokuları getirmişlerdir. Bütün bu malzemeler toplanmış, hazırlanmış ve işlemek üzere ustalar ve Fenikeli mimarlar çağrılmıştır. Çağrılan ustalar ve Fenikeli mimarlar bütün bu değerli malzemeleri en güzel şekilde işlemişler ve Mescid-i Aksa’nın yapımını 7 senede tamamlamışlardır.

Kudüs’ü (Aynı Zamanda Mescid-i Aksa’yı) Fetheden Medeniyetler

Yazımızın ilk kısmında bahsettiğimiz gibi, İsrailoğulları taşkınlık ve ahlaksızlık yapmayı âdet edinen bir halktı. Bir dönem (Hz. Davud ve Hz. Süleyman dönemi) durulan İsrailoğulları, Hz. Süleyman’ın vefat etmesinden sonra taşkınlıklarına ve ahlaksızlıklarına devam etmişlerdir. Kendilerine gönderilen peygamberleri bile öldürecek noktada bir taşkınlığa ulaşmışlardı. Hal böyle olunca İsrailoğulları cezasız kalamazdı. Bütün bu kargaşadan sonra M.Ö. 586 yılında Babilliler Kudüs’ü fethetti. Kudüs’ü fetihleri sırasında şehri yakıp yıkan Babilliler, bu esnada orijinal Tevrat ve Zebur’u da yok etmişlerdi.

Babillilerin Kudüs şehrini fethinden sonra, İran şahı Şireveyh, Babillileri bozguna uğratmış ve Kudüs’ü fethetmiştir. İran şahı Şireveyh, Kudüs’ü fethettikten sonra da İsrailoğulları’nın Kudüs’e dönmelerini sağlamıştır. Geri gelen İsrailoğulları hasar gören Mescid-i Asksa’yı tamir etmişler ve Kudüs’ü yeniden inşa etmişlerdir.

İsrailoğulları yerlerinde rahat durmamışlardı. Tekrar ahlaksızlık ve taşkınlık yapmaya başlamışlardı. Bir kez daha bu ahlaksızlık ve taşkınlıklarının cezasını çekmişlerdi. Kudüs şehrini önce Persler fethetmiş, daha sonra da Makedonyalılar fethetmiştir. İsrailoğulları tekrar esir yaşamak zorunda kalmıştı. Daha sonra Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı Romalılar fethetti. Romalılar Kudüs şehrini yakıp yıkmış ve Mescid-i Aksa’yı yerle bir etmişlerdi. Aynı zamanda İsrailoğullarını Kudüs’ten kovalamışlardı.

Kudüs’ü 614 yılında Sasaniler fethetti. Sasaniler de Kudüs halkının gözünün yaşına bakmadan onları öldürdü ve onlara zulüm etti. Daha sonra, Sasaniler’in bıraktığı Kudüs’ü, 638 yılında Hz. Ömer fethetti. Ancak Hz. Ömer fetheden diğer medeniyetler gibi Kudüs’ü yakıp yıkmadı. İşkence etmeden herkese Kudüs’ün kapılarını açtı.

Kudüs Müslümanlar İçin Neden Önemli

Yukarıda Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın tarihi hakkında bilgi verirken semavi dinler açısından da önemini aktardık. Bu bölümde ise tek tek 3 kitabî din için önemi ortaya konulacaktır. İlk olarak İslamiyet için önemi ortaya konulacaktır. Kudüs müslümanlar için neden önemli:

İslamiyet’in ilk zamanlarında Müslümanlar Kudüs’te şehrindeki Mescid-i Aksa’ya yüzünü dönmüşlerdi ve namaz kılmışlardı. Hz. Muhammed’in de Mirac’a giderken Kudüs’ten göğe yükseldiği rivayet kılınmıştır.

Kudüs neden önemli
Kudüs neden önemli

638 yılında Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethinden sonra burada bulunan halk, diğer medeniyetlere nazaran, Müslümanların eziyet etmemesinden sonra İslamiyet’e geçmiştir. Geçmeyenler de özgürce yaşamışlardır. Bu anlamda da Kudüs ve Mescid-i Aksa, Müslümanlar için önem arz etmektedir. 1244 yılında tekrar Hıristiyanların eline geçen Kudüs şehrini 1517 yılında Yavuz Sultan Selim Osmanlı topraklarına eklemiştir. Yavuz Sultan Selim harap olan Mescid-i Aksa’yı yeniden tamir ettirmiştir.

Ayrıca, kaynaklara göre, Kudüs şehrine yerleşen ilk Müslüman topluluk Medinelilerdir.

Kudüs Yahudiler İçin Neden Önemli

Kudüs şehrinin ve Mescid-i Aksa’nın kutsal kabul edildiği bir diğer semavi din Musevilik mensubu Yahudilerin yaptığı ahlaksızlık ve taşkınlıklar sonucu başına gelenler yukarıda verilmiştir. Kudüs’ü birçok medeniyet fethetmiştir ve bu fetihlerde hem Kudüs şehri hem de Mescid-i Aksa yerle bir olmuştur. İşte bu yakılıp yıkılmadan sonra Mescid-i Aksa’dan geriye tek bir duvar kalmıştur: Ağlama Duvarı.

Batı duvar dedikleri bu duvarın uzunluğu 485 metredir ve ağırlığı 100 tondan fazladır. Yahudiler, Mescid-i Aksa’dan kaldıklarına inandıkları bu duvarı kutsal kabul etmişlerdir. İlk başlarda Ağlama Duvarı’nın yanında hiçbir ibadet yeri yoktu. Yukarda belirttiğimiz gibi Yahudilerin Kudüs’e girmeleri bile yasaklanmıştı. Ancak Ağlama Duvarı korunmuştu ve Müslümanlar Kudüs’ü fethettiğinde Yahudilerin orada serbestçe ibadet etmelerine müsaade etmişlerdi. Yahudiler Ağlama Duvarı’nın önünde dua etmişlerdi. Bugünden sonra Ağlama Duvarı Yahudiler için dua etme yeri haline gelmişti. 1967 yılında çıkan Arap – İsrail savaşında yıkılan duvarın yerine Yahudiler yeniden aynı ölçülerde bir duvar yaptırmak istemektedirler. Kudüs yahudiler için neden önemli sorusunun cevabından sonra bir de hristiyanlar açısından bu şehrin önemine bakalım:

Kudüs Hıristiyanlar İçin Neden Önemli

Başka medeniyetler gibi, Hıristiyanlar da Kudüs şehrini fethetmişlerdi. Var olan kültürün üstüne kendi kültürlerini de getiren Hıristiyanlar için de Kudüs toprakları ve Mescid-i Aksa önemli bir yer haline gelmiştir. Hıristiyanlığın yayılması ve Bizans İmparatorlarının Hıristiyanlığı kabul etmeleri üzerine, bu imparatorlar Mescid-i Aksa’yı tamir edip Kudüs şehrini düzenlemişlerdi. İmparatorluğun iktidarı konumunda bulunan Hıristiyanlar için kutsal bir şehir özelliği taşıyan Kudüs’te Meryem Ana ve Hz. İsa’nın anılarına birçok kilise yapılmıştı. Kudüs şehri, Hıristiyanların, dinlerini icra ettikleri kutsal bir şehir olmuştu artık. Bundan sonra Hıristiyanlar hac vazifeleri için Kudüs’e gelip kutsal saydıkları yerleri gezerek hac vazifelerini yerine getirmişlerdir.

Müslümanların Kudüs’ü fethetmesiyle, Kudüs’te iktidar konumunda olmadılar ancak dinî vecibelerini yerine getirmekte özgür oldular ve engellenmediler.

Sonuç:

Kaynaklardan edindiğimiz bilgiler doğrultusunda ve yukarıda anlatıldığı ölçüde biliyoruz ki, Kudüs’ü farklı medeniyetler ve farklı din mensupları fethetmiştir ve Kudüs’e kültürlerini işlemiştir. Farklı kültürlerin bir arada olması çok güzel bir olgudur ancak günümüzde gelinen noktaya bakarsak olaylar bambaşka boyutlara ulaşmıştır. Böylesine önemli bir şehri, önemli bir dokuyu ve kültürü korumak yerine, orayı yakıp yıkmak vahşettir. Üstelik orada bulunan masum halkı katletmek insanlık dışıdır.

Önceki İçerikWright Kardeşler Kimdir, Neyi İcat Etti
Sonraki İçerikAğızda Dağılan Tuzlu Kurabiye Tarifi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.