İcma Ne Demek, İslamda İcma Nedir

İcma Ne Demek, İslamda İcma Nedir
İcma Ne Demek, İslamda İcma Nedir

İcma Nedir

İcma, İslami bir terimdir. İslamda icma, herhagi bir dönemde yaşamış islam bilginlerinin aynı konu üzerinde birleşmesi ve aynı şeyi savunmasıdır. Peygamber efendimizin vefatından sonra, belirli bir dönemde yaşamış olan din bilginlerinin aynı konuda birleşmeleri ve ortak hüküm vermeleri olarak bilinen icma, İslam hukuku hakkında merak edilen sorulardan birisidir.

İcma Ne Demek

İslam hukukunu merak edenler ve icma ne demek sorusuna cevap arayanlar için, icmanın anlamını kapsamlı şekilde açıklayalım:

İcmadan bahsedebilmek için, Hz. Peygamber’in vefatından sonra, tüm din bilginlerinin, İslami bir mevzu hakkında görüş birliğinde olması ve ortak hüküm vermesidir diyebiliriz. Herhangi bir konuda icmanın varlığı için, bazı şartların birleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar:

  • Hz. Peygamber’in vefatı
  • Fikir beyanında bulunanların Hz. Muhammed’in soyundan gelmesi
  • İslami konu hakkında, o dönemde yaşamış tüm islam bilginlerinin ortak hükmü

Bu üç faktörün gerçekleşmesi durumunda icmadan bahsedilebilir. İcmanın gerçekleşmesi, tüm bilginlerin aynı konuda ortak hüküm vermesine bağlıdır. Peygamber efendimizin ümmetinden gelen bilginlerden bir tanesi olaya muhalefet ederse, icma gerçekleşmez. İcma nedir diye merak edenler için, icmanın  oluşması için en gerekli şart fikir birliğidir denebilir. İcmanın hükmü kesindir. Kesinlikle muhalefet edilemez. Çoğunluğun uyduğu İslami karara muhalefet etmek, yapılabilecek en büyük hatalardandır.

İcmanın Temel Özellikleri

İcma, İslam dininin hükümlerinin korunmasına yönelik bir kavramdır. Çünkü, İslam’ı oluşturan temel değerler hakkında farklı görüş ve hükümlerin verilmesi, karışıklığa ve değerlerin kaybolmasına sebep olur. İcmanın amacı, dini konu üzerinde görüş birliği sağlanarak, İslam bilginleri tarafından aynı hükmün verilmesi ve bu sayede İslami değerlerin korunmasıdır.

İcma, yasal konularda birliğin sağlanması açısından da önem taşıyan bir olaydır. İslam dünyası içinde tutarlı bir yaşam sürmek ve yargıda birlik sağlamak, bağlayıcı icmanın bir diğer özelliğidir. Dinimizde, icmaya uymak farz kılınmıştır. İcmanın varlığını inkar etmek ve kararlara muhalefet olmak ise, küfür niteliğindedir.

İcma Türleri

İcmanın temelde iki türü bulunmaktadır. Bunlar, Sarih icmayla süküti icmadır. Sarih icmada, İslam dünyasının herhangi bir döneminde yaşayan din bilginlerinin, islami bir meselenin hükmünün verilmesinde, hepsinin tek tek hükme katıldığına dair görüşünü bildirir. Süküti icmada ise, bazı bilginlerin görüşlerini bildirdikten sonra, diğerlerinin görüş bildirmemesi, görüşe katıldıklarını söylememesi, ancak, durumu susarak kabullenmesidir. İki durum da icmayı oluşturmaktadır.

İslam hukukunda, sarih icma, kesin sonuç ve verilen hükme ilişkin kanıtlayıcı niteliktedir. Çünkü, olayın geçtiği dönemde yaşayan tüm din bilginleri, aynı konuya dair müttefik olduğunu bizzat bildirmiştir. Süküti icmada ise, verilen hükme katıldğını bizzat bildirmeyen ve sessiz kalarak çoğunluğa biat eden bilginlerin varlığından dolayı, hükümle ilgili kesin delil olarak görülmemektedir.

İcmanın Meydana Gelip Gelmediği Hakkında Bilgiler

İcmanın varlığı ve gerçekleştiği konusunda bilginlerin değişik görüşleri mevcuttur. Ancak, çoğunluğun görüşüne göre icmanın varlığı söz konusudur ve gerçekleşmiştir. Hatta, İslam hukuku temelini oluşturan kavramlardan birisidir. İcmanın kaynağına göre, belirli bir dönemde yaşayan tüm müçtehidler, aynı konu üzerinde sarih veya süküti olmak üzere fikir birliği yapmalıdır. Sarih icma, süküti icmaya göre daha kesin ve kanıtlanabilir niteliktedir. İcmanın oluşumundan bahsedilebilmesi için iki noktanın kesin bilinmesi gerekmektedir.

  • İcmanın oluşması için fikir birliği gereken islam bilginlerinin kim olduğu
  • İcmaya konu olan mesele hakkında, müçtehidlerin bildirdiği görüşlerin ne olduğu

İcmanın gerçekleşmesi için, bu iki hususun mutlaka bilinmesi gerekmektedir. Çünkü, icmaya konu olan kararı, o dönemde yaşayan tüm bilginler ortak almalıdır. Yani, dini bir mesele üzerinde, aynı dönemde hüküm süren tüm müçtehidler, aynı görüşü beyan etmelidir. Bir de, görüş beyan eden bilginlerin görüşünün ne olduğu açıkça bilinmelidir. Bu iki şartın kesin oluşması durumunda icmadan bahsedilebilir.

İcmanın oluştuğuna dair mutlaka bir delilin varlığı şarttır. Bu noktada, sarih icma, süküti icmaya göre daha kesin ve güvenilir niteliktedir. Çünkü, o dönemde yaşayan bilginler ve hüküm verilmesi gereken İslami mesele hakkında bildirilen görüşler açıktır ve herkes tarafından bilinmektedir. Süküti icma, bir kesimin görüşünü açıkça belirtmemesinden dolayı, daha belirsiz niteliktedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

CAPTCHA


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.