Fosil Ne Demek, Fosil Yakıt Nedir

Fosil Ne Demek, Fosil Yakıt Nedir
Fosil Ne Demek, Fosil Yakıt Nedir

Fosil kimilerinin yaratılışa, kimilerinin de evrime delil olarak gösterdiği; dünya tarihinin somut izlerini taşıyan kalıntılara verilen isimdir. Bu kalıntılar organizmanın parçaları olabildiği gibi, canlının yaşarken bıraktığı izler de olabilir. Bu makalede fosil ne demek, fosil nedir, fosil yakıt nedir başlıklarıyla ve katkı sağlayacak ilave başlıklarla konu tüm yönleriyle ele alınacaktır.

Bio Ne Demek

Fosil Ne Demek

Jeolojik zamanlarda yaşamış olan canlıların taşlaşmış olarak günümüze ulaşan kalıntı ve izlerine ‘fosil’ denmektedir. Fosiller, soyu kesilmiş canlılar hakkında malumat elde etmemizi sağladıkları gibi, bugün varlığını sürdüren birçok canlının geçmişteki durumları hakkında da bilgi verir.

Günümüzden 3.6 milyar yıl önce yaşamış olan fotosentetik siyano-bakteriler (mavi-yeşil algler) izlerine ulaşılabilmiş en eski fosillerdir. Fosiller dev bir dinozorun omurgası büyüklüğünde olabildiği gibi, bir polen kadar küçük de olabilmektedir. Fosillerin incelendiği bilim dalına ‘paleontoloji’ denmekte; fosil toplayarak bunlar üzerinde çalışma yapan uzmanlara ise ‘paleontolog’ denmektedir.

Ölen hayvan ve bitkilerin fosile dönüşebilmesi için çürümeden korunarak üzerlerini bir çamur katmanının örtmesi, bu sayede hızlı bir şekilde gömülmesi gerekir. Bu gömülmeyi takip eden kimyasal süreçte yaşanan mineral değişimleri, fosilin korunarak yüzyıllarca saklanmasını sağlar.

fosil nedir
fosil nedir

Antik Yunan döneminden beri fosillere ilgili araştırmalar yapılmış olup 17. yüzyıl ortalarından beri fosillerin incelenmesi bir bilim dalı olarak kurulmuştur. Bu konuda bilinen ilk akademik eser araştırmacı Robert Hooke’a aittir. İlk araştırmaları yapanların çoğunluğu fosillerin canlılara ait kalıntılar olmadığını düşünüyorlardı. Bu düşüncenin nedeni ise fosillerin bulunduğu yerlerin dönemin jeolojik bilgileriyle açıklanamaması yatmaktaydı.

Ayrıca balıktan meydana gelmiş bir fosilin bir dağın zirvesinde bulunması da mantığa uygun gelmiyordu. Leonardo da Vinci ve ondan çok sonra Steno, tarihin ilk çağlarından itibaren su seviyesinde geri çekilmeler olduğunu öne sürdüler. Hooke ise, dağların oluşumunu sorgulayarak, bunların okyanus tabanlarındaki depremler ve iç ısınma nedeniyle oluştuğunu öne sürdü.

Hooke ve Steno, bu çalışmalar sonucunda fosillerin geçmişte yaşamış canlıların izleri olduğunu ortaya koydular. Fosil toplama ve araştırma işlemi, 18. ve 19. yüzyılda jeoloji biliminin de gelişmesiyle beraber, sistemli bir bilim dalına dönüşmeye başladı. Steno, fosillerin sınıflandırılması ve yorumlanmasında ana prensipleri belirleyen kişidir. 18. yüzyıl sonrası madenciliğin gelişmesiyle yeraltı daha detaylı bir şekilde incelenebilir oldu.

Organizmaya ait deri, tüy, doku gibi bütün parçalar bozulmadan fosilleşebilecek özelliğe sahiptir. Misalen Sibirya’da mamut fosillerine rastlanmış; bunlar hiç bozulmaksızın buz kütlelerinin içinde binlerce yıldır varlığını sürdürmüştür. Öyle ki bu mamut fosillerinin midelerindeki yiyecekler bile olduğu gibi durmaktadır.

Fosil oluşumu için yalnızca soğuk ortam gerekmemekte; sıcak ve kurak iklimlerde de fosil oluşabilmektedir. Bu ise ‘mumyalaşma’ denilen süreç olup yumuşak dokulu organizmaların bakterilerce çürütülmeye fırsat kalmadan kısa sürede kuruması şeklinde gerçekleşmektedir. Fosil bilimciler, Çin topraklarında derileri ve tüyleriyle korunmuş yani mumyalaşmış dinozor fosilleri bulmuşlardır.

Fosil Nasıl Oluşur

Canlılar yaşamını yitirdikten sonra yumuşak kısımları başka canlılar veya mikroorganizmalar tarafından yok edilir. Eğer kalan sert kısımlar bakterilerin yaşamasına uygun oksijene sahip bir ortam bulursa ve fosilleşmeye uygun taşlaşma süreci koşulları oluşursa, fosilleşme gerçekleşir.

Canlıdan arta kalan kemik, kabuk ve diş gibi sert ve dayanıklı kısımlar fosilleşme yoluyla kalıcı hale gelirler. Bunun dışında diğer fosil örnekleri de hayvanların kusmuk pelletleri, dışkı pelletleri, yumurtaları ve izleridir. Bir hayvan ya da bitkinin fosile dönüşmesi için üzerinden milyonlarca yıl geçmesi gerekmektedir. Bu uzun sürece dayanıklılık gösterebilen ancak hayvan ya da bitkilerin sert kısımlarıdır.

Kum taşı, çamur taşı, kireç taşı ve şeyl gibi tortul kayaçlarda bulunan fosillere karada da denizde de rastlanabilir. Okyanus diplerinden dağların en yüksek noktalarına kadar dünyanın her yerinde bunlara rastlanabilir. Bu durum, yeryüzü ve üzerindeki canlıların jeolojik zamanlar boyunca sürekli değiştiğinin en büyük kanıtıdır.

Fosillerin oluşması karbonlaşma, petrifikasyon, yer değiştirme, yeniden kristalleşme, yumuşak dokuların korunması yoluyla fosilleşme, organik kapanlar, omurgalı ve omurgasız hayvanların izleri gibi değişik şekillerde olmaktadır.

Fosillerin Faydaları Neler

  • İçerisinde bulunduğu ya da iz bıraktığı tortul kayaçların hangi zaman dilimine ait olduğunu göstererek tarihe ışık tutarlar. Öyle ki tarihî kaynaklarda hiçbir bilgiye ulaşılması mümkün olmayan Milat’tan önceki çağlardan bile haber verirler.
  • Jeolojik zamanlardaki iklim şartları ve bölgesel coğrafi özellikler hakkında bilgi edinilmesini temin eder.
  • Fosillerin dönüşümüyle doğalgaz, kömür, petrol gibi yeraltı kaynakları oluşur.
  • Soyu biten veya devam eden canlıların dünyanın yaratılışından bu zamana kadar olan seyrini haber verir.
  • Termik santrallerde enerji üretilmesi için gerekli yakıt olarak fosil yakıtlar kullanılır.
  • Kıta tabakalarının hareketlerinin yer yüzeyini nasıl değiştirdiğini ortaya koyar.
  • Dünya tarihinde yaşanan iklimsel değişikliklerin neler olduğunu gösterir.

Fosil Yakıt Nedir

Çok eski çağlardaki hayvan ve bitki atıklarının çürüyüp meydana getirdiği kömür, doğalgaz ve petrol gibi yakıtlara ‘fosil yakıt‘ denir. Bu yakıt türü, yenilenebilir özellikte değildir. Enerji üretiminde olduğu kadar günlük hayatın her alanında kullanılan türde yakıtlardır. Ancak bunca yararına rağmen fosil yakıtlar doğa düşmanı özellikte olması sebebiyle canlılara ve atmosfere büyük zarar vermektedir.

Katı fosil yakıtlar içerisinde linyit kömürü, en güvenilir kaynaklarımızdan olup bu durumun gelecekte de geçerli olacağı düşünülmektedir. Fosil yakıtlara ‘mineral yakıtlar’ da denilmekte; günümüzün en önemli fosil yakıtı ise petrol olarak bilinmektedir. Öyle ki 21. yüzyıldan itibaren birçok savaş petrol yüzünden çıkmıştır.

Fosil Yakıt Nerelerde Kullanılır

Fosil yakıtların pekçok kullanım alanı mevcut olup kısaca şunlardır:

  • Motorlu araçlar için mazot ve LPG üretimi
  • Elektrik enerjisi üretimi
  • Yolların, hava alanlarındaki pistlerin yüzeyini kaplamada asfalt olarak
  • Evlerde ısıtma sisteminin çalıştırılması
  • Benzin üretiminde,
  • Plastik, şişe, bidon, boru ve benzeri evsel ürünlerin imalatı
  • Gazla çalışan elektrik santrallerinde
  • Isı üretimi
  • Ulaşım
  • Tüm seralarda ısıtma ve soğutma amacıyla
  • Sanayide endüstri kazanlarını ısıtma işlemi
  • Özel kalifiye ürünler olarak bilinen yakıtsız mahsulleri kullanan sanayilerde
  • Isıtma gazı, gaz yağı, LPG ya da tüp gaz olarak ısınma ya da yiyecek pişirme
  • Teflon madde yapımı
  • Eşya üretimi
  • Boya yapımı

Fosil Yakıtların Zararları Neler

Fosil yakıtların birçok faydasının yanında ekolojik zararları da olmaktadır. Örneğin bu yakıt türlerinin yoğun olarak kullanılması, doğaya fazlasıyla karbondioksit salgılanarak havanın kirlenmesine sebep olmaktadır. Karbondioksit, sera gazlarının en önemlisi olduğundan yeryüzünde iklim değişikliklerine yol açmakta, küresel ısınma artmaktadır.

fosil yakıt nedir
fosil yakıt nedir

Sera gazlarının bu konudaki etkisi, buzulların eriyerek yeryüzündeki su seviyesinin artması ve sıcaklıkların da artması şeklinde olmaktadır. Uzmanlar bu durumun zararını önlemek için fosil yakıt tüketimi yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerektiğini söylemektedir. Fosil bilimciler bilimsel kazılar yaparak ve fosil yataklarını araştırıp bularak bilim dünyasına sunmaktadırlar.

Fosil yakıtların bir başka zararı ise dolaylı yoldan olup petrolün dünya üzerinde savaşlara neden olması  şeklindedir. Ayrıca petrolden üretilen ürünler insan sağlığını tehdit etmekte ve suları kirletmektedir. Bundan da anlaşılacağı üzere fosil yakıtların zararı faydasından daha az değildir. Bu makalede fosil ne demek, fosil nedir, fosil yakıt nedir detaylı olarak ele alınmıştır. Araştırmaların devam etmesiyle fosiller hakkında yeni bilgilere ulaşılacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here