Enflasyon Nedir, Enflasyon Oranı Nasıl Hesaplanır

Enflasyon Nedir, Enflasyon Oranı Nasıl Hesaplanır
Enflasyon Nedir, Enflasyon Oranı Nasıl Hesaplanır

Enflasyon Ne Demek

Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ciddi sorunlarından biri olan enflasyon nedir? Sebepleri ve sonuçları nelerdir? Oranı nasıl hesaplanır? Enflasyon ne demek:

Enflasyon Nedir

Enflasyon, mal ve hizmetlere ilişkin genel fiyat düzeyinin yükseldiği ve dolayısıyla paranın satın alma gücünün azalma hızı olarak tanımlanır. Ekonomik açıdan enflasyon ciddi bir sorundur. Ekonomik sorunların artmasına ve bozulmasına yol açar. Özellikle kaynakları yetersiz ve nüfusu fazla olan ülkelerde sıkça görülmektedir. Ülkeler genel olarak yıllık enflasyon hedefleri belirlerler. Enflasyon oranı ölçümü senelik bazda yüzdelik artış olarak belirlenir. Bir ülkede enflasyonun olması o ülkenin para biriminin değerinin sabit kalmadığı değişkenlik gösterdiği anlamına gelir.

Enflasyonun Neden Olur

Enflasyonun iki temel sebebi vardır. Bunlardan ilki talep yönlü enflasyon, diğeri de arz (maliyet) yönlü enflasyondur. Bu iki temel sebepler ışığında enflasyon sebepleri şu şekilde açıklanabilir: Enflasyonun en önemli sebebi, arz-talep oranındaki dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Yani, toplam talep seviyesinin toplam arzı geçmesiyle enflasyon oluşmaktadır. Ücret, kar, faiz ve ranttan oluşan parasal değer, bir malın piyasaya arz edilmesiyle oluşur. Malla beraber piyasaya giren parasal değer arz edilen malın parasal değerine eşittir. Böylelikle piyasadaki arz-talep dengesi kurulur. Diğer bir deyişle denge durumu, talep edilen her mal ve hizmete karşılık olarak piyasada arz edilmiş bir alıcısının bulunmasıyla sağlanır. Alıcısı bulunan her mal için fiyat istikrarı sağlanmış olmaktadır. Buna rağmen belirli dönemlerde ekonomide toplam talep seviyesi toplam arz seviyesini geçebilir. Yani arz-talep dengesi bozulabilir. Fiyatlar genel seviyenin üzerinde yükseliş yönünde bir eğilim oluşturur.

enflasyon nedir
enflasyon nedir

Talep seviyesini artıran etmenlerden biri, kamu harcamalarının geliri geçecek şekilde artmasıdır. Eğer aradaki fark, piyasaya para sürerek kapatılmaya çalışılırsa bu durum enflasyona sebep olur. Bir diğeri, özel sektör yatırımlarının yine özel sektör tasarruflarından fazla olmasıdır ki, aradaki fark banka kredilerinin genişletilmesi ile kapatılırsa, bu durum firmaların maliyet artışına sebep olur ve denge bozulur. Son olarak, yurt dışı gelirin yurt içinde harcanması olarak gösterilebilir. Bu duruma en iyi örneklerden biri, yurt dışındaki işçilerin ülkelerine gönderdikleri paraların içeride harcanmasıdır. Aslında en önemli faktör, kayıt dışı döviz, altın vb. girdilerin dengeyi bozmasıdır. Bunların dışında ithalat da enflasyonu oluşturan diğer bir sebep olarak gösterilebilir. İthal ürünlerdeki artışlar iç piyasaya da artış olarak yansıyacağından enflasyon başlangıcı oluşturabilir. Sıralanmış olan bu sebeplerden birinin gerçekleşmesi talep-arz dengesini talep artışı yönünde bozarak fiyat genel seviyesini yükseltmeye başlar ki, bu da enflasyon nedir sorusunun cevabıdır.

Mevduat Hesabı Nedir

Enflasyon Oranı Nasıl Ölçülür

Bir ülkenin resmi istatistik kurumları aracılığı ile seçilmiş olan ürünlerden oluşan paket üzerinden enflasyon oranı hesaplanır. Enflasyon hesabını yapan kurum (Türkiye’de TÜİK) tespit ettiği ana gruplar üzerinden fiyat değişimlerini inceler. Bu gruplar; hizmet sağlayıcılar, perakende satışçılar ve benzin istasyonları gibi yerlerdir. Buna göre enflasyon ölçümün üç ana fiyat endeksi üzerinden ölçülmektedir. Bunlar, tüketici fiyat endeksi (TÜFE), üretici fiyat endeksi (ÜFE) ve toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) dir.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE); Tüketici malları ve benzin, gıda, giyim ve otomobil gibi hizmetlerde fiyat değişimlerinin bir ölçüsüdür. TÜFE, fiyat değişimini alıcıya göre ölçer.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE); Yerli mal ve hizmet üreticilerinin satış fiyatlarındaki zaman içindeki ortalama değişimi ölçen bir endeks türüdür. ÜFE’ler fiyat değişimini satıcı bakış açısına göre ölçmektedir.

Enflasyonun Etkileri Nelerdir

Enflasyonun kişiler ve firmalar açısından ne gibi etkileri vardır? Enflasyonun olduğu bir ülkede fiyatlar sürekli ve bazen çok az, yani dengesiz bir şekilde artacağından neyin ucuz neyin pahalı olduğu anlaşılamaz olur. Sonuçta, enflasyonla beraber belirsizlik ortamı oluşur. İsabetli yatırım ve üretim kararları alınamaz, uzun vadeli planlar da yapılamaz. Belirsizliğin oluştuğu böyle bir ortamda yatırımcılar, tasarruflarını yatırım yapmak istedikleri alandan daha fazla gelir elde edeceklerini düşündükleri alanlara doğru kaydırırlar. Yatırımcılar yabancı paraya yönelerek veya paralarını faize yatırarak üretim yapmadan kazanç elde etmek isterler. Böylelikle yatırımcılar yaptıkları yatırımlarını garanti altına almak isterler. Aynı zamanda enflasyon nedeniyle artan faizler sonucu oluşan yüksek borçlanma maliyetinden kaçmak isterler. Benzer sebeplerle enflasyonun etkileri genel olarak şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Enflasyonun sosyal etkileri: Enflasyonun olduğu bir ülkede, refah seviyesi gittikçe düşer. Kişilerin alım gücü azalır. Maaş ve ücretlerde artış yapılamaz, yapılsa bile enflasyon karşısında hiç hükmünde kalır. Bunların sonucunda gelir dağılımında uçurumlar oluşur. Zengin ve fakir ayırımı çok belirginleşerek, eşitlik ve sosyal adaletten uzaklaşılıp, sağlıksız ve huzursuz bir toplum oluşur. Enflasyon sonucu, toplumda güvensizlik ortamı oluşur. Ülkeyi yönetenlere karşı duyulan güvenin azalır. Toplumda enflasyonu en çok hisseden kısım, toplumun düşük gelirli kesimi olur. Sebebi ise yüksek gelire sahip kesim enflasyon ortamında elinde belirli bir tasarruf bulundurabilir ve yüksek faizlerden yararlanabilir. Fakat düşük gelirli kesim bu imkâna sahip olmadığından, ülkede yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizlik artar. İş gücü piyasasında da istikrarsızlık oluşur. İnsanların işlerini kaybetme ihtimali yüksektir. Çalışmak isteyenler, özellikle vasıfsız elemanlar iş bulmakta zorlanır veya işlerini çabuk kaybederler.
  • Enflasyonun ekonomik etkileri: Fiyat artışları çok hızlı ve yüksek olacağından üretici elde edeceği kardan, tüketicide ihtiyaçlarını karşılamaktan mahrum kalmaktadır. Üretim faaliyetine alım gücü ile katılmış olan tüketicinin geliri düşerken, ürün fiyatlarında sürekli bir artış olur. Üretim yapmak artık cazip olmaz, üreticiler ellerindeki sıcak parayı hem korumak hem de değerlendirmek için döviz, altın, emlak ve faiz gibi daha az risksiz yatırımlara yönelirler. Parasal piyasalarda aşırı bir dalgalanma ve istikrarsızlık oluşur.  Yatırımdan kaçıldığı ve mala eğilim arttığı için, iç tüketime artık cevap verilemez olunur ve ihracat gelirleri azalır. Bütçe açığı kapatılamaz hale gelir, dış borç artar.

Enflasyonla Nasıl Mücadele Edilir

Enflasyonla mücadelede öncelikle enflasyona sebep olan yapısal sorunların tespit edilerek çözülmesi gerekmektedir. Bu konuda devlet, firma ve tüketicilerin hepsinin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekir. Bir sacayağı gibi top yekûn mücadele gerekir. Bir ayağın eksik kalması sorunun çözülmesini güçleştirmektedir. Buna göre her kesim için üzerine düşen görevleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Devlet olarak yapılması gerekenler: Uyumlu para politikası izlenmeli, gereksiz personel alımından kaçınılmalı, gelir ve gider dengesi korunmaya çalışılmalı, devlet kurumlarının zararları hazineden karşılanmamalı, ihracatı artırmak için devalüasyon (kur ayarlaması) yapılmamalı, döviz sıkıntısı çekilmemeli, devlet gereksiz harcamalardan kaçınmalıdır. Bu konuda üzerine düşen görev açısından en önemli kurum Merkez Bankası’dır. Merkez Bankası’nın asli görevi fiyat istikrarını sağlamaktır. İstikrarlı fiyatlardan kasıt, fiyatların değişmeden kalması değil, genel düzeyde uzun süreli artış (enflasyon) veya düşüş (deflasyon) trendinin önlenmesidir. Böylelikle ülke parasının satın alma gücü para birimi olarak değerini korumaktadır.
  • Özel sektörün yapması gerekenler: Rekabete ayak uydurmalı, ücret artışlarında denge gözetilmeli yani üretim ve verimdeki artışlar oranında yapılmalı, verim artırıcı yollar tespit edilmeli aşırı kâr düşünülmemeli, vergiler gerçek değerlerinde ve zamanında ödenmeli, verimsiz ve gereksiz yatırımlardan kaçınılmalıdır.
  • Tüketiciye düşen görevler: Maaşına göre gelir-gider dengesi oluşturmalı, aşırı ve lükse kaçan gereksiz tüketimden kaçınmalı, tüketimde bilinçli olunmalı, alış-veriş kurallarını iyi bilmeli, tasarruflarını çoğaltmaya çalışmalıdır.

Enflasyonda Kazan ve Kaybedenler Kimlerdir

  • Kazananlar, borçlu olanlardır, çünkü enflasyonla birlikte borç değerinin azaldığı anlamına gelir. Enflasyon oranı ne kadar yüksek olursa, gelecekteki faiz ödemelerinin borçluların gelecekteki harcama gücü üzerindeki yükü de o kadar az olur.
  • Kaybedenler, tüketicilerdir, çünkü yaşam maliyeti yükselmektedir. Bu paranın değer kaybettiği veya satın alma gücünün düştüğünü gösterir.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here