Altın Neden Bu Kadar Değerli, Tarihçesi

Altın Neden Bu Kadar Değerli, Tarihçesi
Altın Neden Bu Kadar Değerli, Tarihçesi

İnsanlık tarihine ve ekonomiye her zaman yön veren, aynı zamanda tahtını hiç kimselere kaptırmayan ve ilk çağlardan bugüne kadar değerliliğini hiç kaybetmemiş, sürekli gündemde olan bir madendir altın. Peki altını kim buldu? takı olarak kullanan ilk uygarlık hangisi? Altın neden değerli?

Televizyonda, radyoda, gazetede, dergide, kısacası görsel ve yazılı basında kendinden hep söz ettirmiştir. Sürekli kendini gündeme salan bu değerli maden, fiyatı, gramajı değişir ve her akşam habere, sabah gazetelere gündem olur geçer. Hangimiz biliyoruz bugün kurşunun, çinkonun, bakırın değerini? Lakin sadece çeyrek gram altında yaşanacak bir yükseliş veya düşüş hemen birçok kişinin diline dolanır. Güncel fiyatı hakkında hemen herkes bilgi sahibidir.

Peki, altını bu denli önemli kılan şey nedir? En nihayetinde bir maden olan altın insanlar için özel olmayı nasıl başarabilmektedir? İşte size bu değerli maden hakkında beklide bugüne kadar hiç bilmedikleriniz ve duymadıklarınız!

Değerli Maden Altın

Altın, tabiatta genellikle dere ağzı yataklarında, kumla birlikte karışmış parçacıklar halinde bulunur.  Altının saflık derecesi ayar veya karat ile ölçülmektedir. Latince olan “Aurum” kelimesinden gelmektedir. Bundan dolayı da kimya alanında “Au” sembolü ile gösterilir ve elementler cetvelinde yetmiş sekizinci sıradadır. Parlak sarı rengi ile göz kamaştıran bu değerli maden, yumuşak ve kolay işlenebilen bir element olduğu içinde her zaman insanoğlu için tercih sebebi olmuştur. Altın hiçbir zaman havadan, sudan, nemden etkilenmez. Paslanmaz, kararmaz, matlaşmaz, yosun tutmaz. Saf haldeyken çok yumuşak olmasından dolayı dövülerek de rahatlıkla işlenebilen bir elementtir. İlkçağlardan beri insanoğlunun hep ilgisini çeken bu maden, yüzyıllar boyunca mücevher olarak da kullanılmıştır.

altın neden değerli
altın neden değerli

Altının Keşfedilmesi

Keşfi milattan önceki yıllara dayanan bu maden ilk zamanlarda sadece sıradan, değersiz bir madde olarak kullanılmaktadır. Yapılan kazı çalışmalarından elde edilen verilere bakılarak, altının milattan önce dört binli yıllarında Avrupa’da çıkartıldığı ve değerli bir maden olduğu insanlar tarafından bilinmektedir. Özellikle Doğu Avrupa yaşayan bazı kabile toplulukların bu madeni bilinçli olarak çıkartıp ve işleyip eşya olarak kullanıldığı bilinmektedir. Öte yandan altının tarih olarak milattan önce dört binli yıllara dayanıyorsa, insanoğlunun altınla olan ilişkisi yaklaşık altı bin yıl civarındadır. 

Amerika kıtasının keşfi aynı zamanda altının yeniden keşfi olarak da nitelendirilmektedir. İlk keşifçilerin Avrupa’ya getirmiş oldukları altın takılar, batı dünyasının hemen dikkatini çekmiştir. Hatta milattan sonra on altıncı yüzyılın başında İspanya kralı Ferdinand Bana altın getirin!emriyle yüzden fazla filo gemiyi okyanusun karşı tarafına göndererek, bu değerli madeni arama faaliyetlerine hızlı bir şekilde başlamıştır. Bundan sonra altın arama adı altında sayısız seferler yapılmıştır.

Altının Para Olarak Kullanılması

Milattan önce 550’inci yıllarda Lidyalıların ilk altın parayı bastırdığı bilinir. Her ne kadar paranın mucit babası Lidyalılar olsa da, ticari anlamada ilk anlam kazandığı yer milattan önce üç binli yıllarda, Mısır ülkesi olarak bilinir. Çünkü o dönemde Mısır’da bugün kullandığımız para birimi olmasa da, ticarette ürün ve malların değeri altın üzerinden belirlenmekteydi. O dönem altının kullanılması Mısır firavunlarının bu değerli madene olan düşkünlüğünden kaynaklanmaktadır. Hatta tabutlarını altın ile kaplamaları ve hazine odalarını altınlarla doldurmaları bilinen bir gerçektir. Eline detektör alıp, yolu Sahra çölüne düşen birçok altın avcısını duymuşunuzdur.

Altını Takı Olarak Kullanan İlk Uygarlık

Milattan önceki binli yıllarda, günümüzde Peru’nun bulunduğu bölgede yaşayan antik medeniyetlerin olduğu bilinmektedir. Bu medeniyetler altını üstlerinde bir takı olarak kullanan ilk insanlardır. Muhtemelen bu kişiler altını düğünlerinde gelin ve damada çeyrek altın, beşi bir yerde yapmıyorlardı, kollarına burma bilezik olarak takmıyorlardı. Fakat bu değerli madene önem verip, üzerlerinde taşıyarak bir değer kazandırdıklarını bilinmektedir.

Altının Kanuni Para Birimi Olarak Kullanılması

Tarihte, altını ilk yasal para birimi olarak kullanan devlet, Çin Cumhuriyetidir. Milattan önce binli yıllarda devlet ticaretinde önemli bir eleman olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde halen Merkez Bankası’nda da işlem gören bir kur konumundadır.

Neden Başka Bir Maden Değil De Altın

Altın, yüz on sekiz farklı element içinde bir maden sadece. Peki, insan bu yüz on sekiz farklı element içinden neden altını seçmiş? Oysa, altına benzeyen, demir, bakır, kurşun, çinko, alüminyum gibi farklı elementler varken insanoğlunun altına olan düşkünlüğü nedendir?

Dünyada para yerine kullanabilecek sekiz adet element bulunmaktadır. Bunlar; rodyum, iridyum, osmiyum, rutenyum, paladyum, platin, gümüş ve altındır. Hemen hemen hepsinin ortak özelliği doğada zor bulunur olmalarıdır. Öte yandan gümüş ve altının dışındaki madenlerin ortalama erime ısıları 1700 santigrat üstünde bir sıcaklıkta gerçekleşmeleridir. Yani, örnek olarak rodyumu tercih etmiş olsaydık, paraya dönüştürmek oldukça zor olacaktır. Bildiğiniz üzere gümüş madeninde açık havada hemen kolayca kararması nedeni ile para olma özelliğini yitirmektedir. Yani demem şu ki; insanoğlu altına mahkum! 

Altını Neden Değerli

Kimyasal açıdan bozulmayan, paslanmayan, kararmayan altın, saf bir maden özelliğine sahiptir. Ayrıca altının işlenmesi de kolaydır. Bakır dışındaki diğer tüm metaller gri tona çalan renge sahipken altın, pas parlak sarı rengiyle diğerlerinden ayrılmaktadır. Bakır ayrıca su ile temas ettiğinde yeşile çalan bir renge bürünmektedir. Tüm bu ayrıntılar altını tercih sebebi kılmaktadır.

Altına Hücum ve Amerika’nın Süper Güce Dönüşmesi

Milattan sonra on dokuzuncu yüzyılın başlarında Kuzey Amerika’da her yaştan insanın, maden ocaklarına ve altının bulunduğu dere yataklarına altın aramaya gitmeleri hiçbir zaman durmadı, yani gidiş o gidiş oldu. Amerika’lılar sürekli altın arama faaliyetlerinden hiçbir zaman geri kalmadılar. Adeta her tarafa hücum ettiler ve sonunda günümüzde süper güce ulaştılar.

Teknoloji ve Altın

1930’lu yıllarda tüm telekomünikasyon aletlerinde yüzde altmış oranında altın kullanılmaya başlandı. Geriye kalan yüzde otuz birlik kısımdaysa gümüş ile platin kullanıldı. Otuz sekiz yıl sonra ise, 1968’de İntel firması, altın devrelerle imal edilmiş bir mikroçipi üreterek piyasaya sürdü. Akabinde bu değerli made artık teknolojinin her yerine ulaşarak kullanılmaya başlandı.

İçimizde Taşıdığımız Altın Var

Altının birçok ortam ve yerde kullanıldığını biliyoruz. Peki, altının içimizde bulunan bir element olduğunu biliyor muyuz? Evet, yanlış okumadınız. İnsan vücudunun milyarda yüzlük bölümü altındır. Siz, yetmiş kiloya sahipseniz, vücudunuzda 70 miligram altın bulunmaktadır.

En Çok Altın Üreten Ülkeler

Dünyadaki elli bin ton altının yüzde altmış beşini Çin, Güney Afrika, Amerika, Avustralya ve Endonezya gibi ülkeler çıkartmaktadır. Dünya’da altın üretiminin lideri Çin’dir. Yaklaşık olarak yıllık 400 tona yakın bir üretim gerçekleşmektedir. Bunun ardından Amerika yılda 230 ton altın üretebilmektedir. Ülkemizde ise yaklaşık 20 ton altın üretilmektedir. Aslında ülkemiz altın rezervi bakımından sekiz yüz kırk tonluk bir orana sahiptir.

Altın Hakkında İlginç Bilgiler ve Bilinmeyenler

  • En büyük külçe altın tam 250 kg ağırlığına sahiptir.
  • Dünya’nın her kıtasında bu değerli madenin bulunduğunu biliyor muydunuz?
  • Depremlerin sonunda su altın olabilir.
  • Okaliptüs ağacının yapraklarında az miktarda altın bulunur.
  • Günümüzde olimpiyatlarda sporcuların kazandığı altın madalyaların saflık oranı sadece yüzde 1,34’tür. Oysa bu madalyalar 1912 yılına kadar saf altından imal ediliyordu.
  • Bir yıl parmakta takı olan alyanslardan altının altı miligramı eksilir.
  • Altının saflık dereceleri farklı farklıdır. Altınlarda 10, 12, 14, 18, 22, 24 ayarlar olmaktadır. Belirtilen oranlar ne kadar yüksek olursa altının saflık derecesi de o kadar yüksek olur.
  • Yüzde yüz saflığa sahip tek altın 24 ayar altındır. Öte yandan 18 ayar altının yüzde yetmiş beşi altın iken, 10 ayar altının %41,7 altındır.
  • 24 ayar altın 1063 santigrad derecede erimektedir.
  • Dünya’daki bulunan tüm altınların yarısına yakın kısmı sadece Güney Afrika’da çıkarılmaktadır.
  • Dünya’da var olan tüm altınların yüzde 15’ine sahip tek ülke Hindistan’dır. Bu oran Amerika, İsviçre, Almanya ve IMF’nin total rezervlerinden daha çoktur.
  • Dünya’da çıkarılan altının yüzde seksenine yakını mücevher alanında kullanılmaktadır.
  • Antik Yunan medeniyetleri altının su ve güneş ışığının yoğun bir birleşimi olduğunu varsayarlardı.
  • Altında ne kadar saf altın miktar olduğunu öğrenmek için 24 sayısına böleriz. Örneğin, 24 ayar altın yüzde yüz saf alıntındır. Öte yandan 18 ayar altına bakacak olursak sadece 0,75’i saf altındır. Çünkü on sekiz ayar altını yirmi dört sayısına bölünürse sonuç 0,75 çıkar. (18/24=0,75)

Yukarıdaki bilgiler ışığından da anlaşılacağı üzere altın ilkçağlardan bugüne kadar hep insanoğlunun ilgi odağında olmuştur. Dünya var oldukça olacağa da benziyor.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here